altın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
altın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2025 Pazartesi

"ALTIN" mı "GÜMÜŞ" mi? Hangisi Ne Zaman Daha Çok Kazandırıyor?

Aşağıdaki grafikte 2020 sene başından başlayarak altın ve gümüş değerlemelerinde yaşanan seyir izlenmektedir. Grafikte siyah renk altını, mavi renk gümüşü gösteriyor.

1 rakamı ile işaretlenmiş bölüm hem altın hem gümüş için Eylül 2022 tarihindeki dip seviyeye, 2 rakamı ile işaretlenen bölüm ise yine her ikisi için Mayıs 2024 tarihindeki zirveye işaret etmektedir.

1’den 2’ye olan bölümde altın %51.77 oranında yükselmişken gümüş ise aynı dönemde %85.18 oranında değer kazanmıştı. Yani gümüşün getirisi, altının hayli üzerindeydi.

2’den 3’e, yani Mayıs 2024’deki zirvesinden günümüze olan bölümde ise altın %19.98 oranında yükselirken, gümüşün yükseliş oranı %1.31’de kaldı. Dolayısıyla getiri anlamında altın ile gümüş arasındaki fark kapanmaya yüz tuttu.

Şimdi size çok önemli bir ipucu vereceğim. Gümüş fiyatını gösteren sol sütundaki ölçeklendirme ile altın fiyatını gösteren sağ sütundaki ölçeklendirme arasında 100 kat fark bulunduğuna dikkat ediniz. İşte, grafikteki siyah ve mavi eğriler kesişecekmiş gibi birbirine yaklaştığında, yani altın fiyatı gümüş fiyatının 100 katı civarına çıktığında (bu bazen 95 katta kalıyor, bazen de 115 katı bulabiliyor) işte böyle durumlarda, gümüş genellikle kısa sürede bir tepki sıçraması yapmakta ve siyah eğri tekrar mavi eğri ile arasındaki farkı açmaktadır.

Bu durumu logaritmik ölçeklendirilmiş, 1990 senesi başından itibaren oluşturulmuş grafikte, çok daha geniş bir zaman aralığı içerisinde de izleyebiliyoruz. Mavi renkli gümüş eğrisi, genel eğilim olarak, siyah renkli altın eğrisinin üzerinde bulunuyor gördüğünüz gibi. Fakat bazı durumlarda bu iki eğri birbirine yakınlaşıyor. Bu yakınlaşmanın ardındaki dönemde ise gümüş altına göre daha iyi performans gösteriyor.

Bu takibi yapmanın –elbette- daha kolay bir yolu var. Altın/Gümüş Oranı grafiği bize bu olanağı sağlıyor.

Bir önceki grafikten hatırlarsanız, 2011 Nisan’ında gümüş altın ile arasındaki farkı çok açmış ve zirve değerine ulaşmıştı. İşte bu tarihten günümüze altın daha fazla kazandırmış durumda. Bu durum turuncu renkli ok ile gösterildi.

Grafiği kabaca üçe bölmek mümkün. Altın/Gümüş Oranı 30-60 arası seviyelerde bulunurken altın, 75-115 arası seviyelerde bulunduğunda ise gümüş, performans açısından daha avantajlı duruma geçiyorlar. Günümüzde 89.26 seviyesindeyiz.


20 Şubat 2025 Perşembe

Altın / Dow Jones Oranı (Altının Gerçek Değer Göstereni)

 

Aşağıdaki logaritmik ölçeklendirilmiş grafikte Dow Jones Endeksi ile altın metalinin 1972 senesi başından günümüze gösterdikleri fiyat değişimleri aynı anda izlenebilmektedir. Siyah renkli eğri ons altını, mavi renkli eğri ise Dow Jones Endeksini gösteriyor.

2., 4. ve 6. yeşil çemberlerde altın ve Dow Jones getirileri birbirlerine eşitken 1. ve 5. çemberlerde altın, 3. çemberde ise Dow Jones Endeksi daha yüksek getiriye sahipti.

Birinci çember Eylül 1980 tarihindeki durumu gösteriyor. Burada altının getirisi Dow’un getirisinin 6.80 kat üzerine çıkmıştı. Üçüncü çembere gelindiğinde yani Ocak 2000 tarihinde ise Dow’un getirisi altının 4.15 kat üzerine çıktı.. Beşinci çemberde altının bir kez daha yüksek kazanç sağladığını ve Dow  Jones getirisini %85 oranında, yani 1.85 kat aştığını görüyoruz.

Dow Endeksi ve altın cevheri getirilerinin birbirlerine eşitlendiği 6. çember sonrasında ise Dow Jones Endeksi altından daha fazla getiri sağlamayı başardı. Günümüzde aralarındaki fark Dow Jones Endeksi lehine 1.53 kat seviyesindedir. Ocak ayında ise 1.62 katlık fark bulunuyordu. Yani altının getiri anlamında Dow Endeksi’ni yakalama yolunda ilerlediğini söyleyebiliriz.

Yukarıdaki grafik üzerinde altın fiyatının geleceğine dönük ilk tahminimi yapmak istiyorum. Bence 2027 yılına kadar olan dönemde siyah renkli altının getirisi mavi renkli Dow Jones Endeksi getirisini önce yakalayacak, sonrasında da bunun en az 1.5 kat üzerine çıkacaktır. Bu kapsamda Dow Jones’un 36 binli seviyelere gerilemesini ve altının fiyatının da 5,500 dolar civarına yükselmesini bekliyorum.

Sol sütundaki altın ve sağ sütundaki Dow Endeksi ölçeklendirmelerine dikkat edin. Aralarında 10 katlık fark bulunuyor.

Şimdi sıra geldi, benim çok sevdiğim özgün ve güzel grafiğimize. Burada altın ve Dow Endeksi getirilerini birbirlerine orantılamış durumdayız. 1-7 arasında işaretlenmiş çemberler bir önceki grafik ile uyum içerisindedir.

2-4-5-6 numaralı çemberler, Dow ve altın getirilerinin birbirlerine eşitlendiği ya da yakın olduğu dönemleri gösteriyor. 1 nolu çemberde altının, 3 ve 7 nolu çemberlerde ise Dow Endeksi’nin getirileri daha fazlaydı.

Turuncu renk ile gösterilen sıfır hattının altına inilmesi, Dow Endeksi getirisinin daha yüksek olduğu anlamındadır. Üstüne çıkılması ise altının getirisinin daha fazla olduğunu gösterir.

2027 yılına uzattığım aşağıdaki son grafikte ikinci tahminimi yapıyorum.

İlk tahminimde Altın/Dow Oranı’nın 1.50’ye yükselmesine ve bu kapsamda altın fiyatının 5.500 dolara erişmesine dönük beklentimi ifade etmiştim. İkinci tahminim, biraz daha uzak bir gelecek için, altının getirisinin Dow Jones Endeksi getirisini iki kat aşabileceği şeklinde. Eğer bu gerçekleşirse, Dow Jones Endeksi 45.000 dolar seviyelerinde bulunurken altının ons fiyatı 9,000 dolara erişebilecektir.


18 Şubat 2025 Salı

Altın ve BIST-100 Karşılaştırması - Şubat 2025

Aşağıdaki ilk grafikte altının gram fiyatı BIST-100 Endeksi ile 2020 başından itibaren oluşturulmuş logaritmik ölçekli grafikte karşılaştırılmaktadır. Altın siyah renkli, BIST-100 Endeksi mavi renkli eğriler ile gösteriliyor.

Ocak 2022-Eylül 2023 arasındaki 1,5 yıllık sürede BIST-100 %316 yükselirken altın %112 yükselmiş. Eylül 2023 sonrası dönemde ise BIST-100’ün yükselişi %19’da kalıyor; altının yükselişi ise hala devam eden süreçte %109’u aşmış durumda.

Toplam değerlenmelere bakıldığında 2020 başından günümüze Türk borsasındaki yükselişin %732, gram altındaki yükselişin ise bunun %38.65 üzerinde olacak şekilde %1015 oranında gerçekleştiğini görüyoruz.

Altın lehine olan bu gelişme, grafiğimizin başlangıç tarihini 2013 Mayıs’ına çektiğimizde çok daha büyüyor. Yine logaritmik ölçek kullanıldı ve altın yine siyah renk ile gösteriliyor. Sol sütundaki altın ölçeği ile sağ sütundaki BIST-100 Endeksi ölçeği arasında 10 kat fark bulunduğuna dikkat edin.

Mayıs 2013 tarihinde ölçek farkı 11.17 katmış, günümüzde ise 2.91 kata düşmüş durumda. Yani bu dönemde altın, BIST-100 Endeksi’nden 3.84 kat daha fazla kazandırdı.

Dolayısıyla eğer Türk ekonomisi düzelecek olursa aradaki bu 3.84 katın kapanarak BIST-100 Endeksi’nin 38,100’e yükselmesi olası.

Peki, bunu yakın gelecekte bekliyor muyum? Hayır! Çünkü bence günümüzde Türk ekonomisine yapılan müdahaleler, onun belini doğrultmak için değil kamburunu daha da büyütmek için gerçekleştiriliyor. Niyet bu değildir herhalde_ancak sonuç bu olacak diye korkuyorum.

2013’den günümüze dünya borsaları ise önemli getiriler sağladılar. Yani Türk Borsası gibi yatırımcılarını üzmediler. Bir sonraki bölümde ABD Dow Jones Endeksi ile BIST-100 Endeksi karşılaştırıldı. Türk Borsası yeniden yükselişe geçerse nerelere tırmanabileceğinin teyidini buradaki grafikten de izleyebilirsiniz.


15 Şubat 2025 Cumartesi

Altının Bugünü ve Geleceği - Şubat 2025

     Altın, tarihin başlangıcından günümüze, enflasyon karşısında tasarrufların korunmasını sağlayan en temel yatırım aracı durumunda. Ve bu işlevini sırf Türkiye’de yaşanan yüksek enflasyon karşısında değil ABD enflasyonu karşısında da yerine getiriyor.

Ve bazı dönemlerde bu tasarrufları koruma fonksiyonunu aşarak gerçek bir yatırım nesnesi halini alabiliyor, yani tüm diğer yatırım araçları arasında getiri anlamında zirveye oynayabiliyor.

Bu durumu en son 2001-2011 tarihleri arasındaki on yıllık dönemde yaşamıştık. Bu dönemde altın yaklaşık 200’den 2000’e on kat yükseldi. Aradan yine yaklaşık, yatay seyrin hakim olduğu on yıllık bir dönem daha geçti. Ve şimdi, bakalım kaç yıllık, yeni bir yükseliş trendine geçmiş olduk.

Grafiğimiz logaritmik ölçekli. Böyle uzun vadeli incelemeler yaparken logaritmik ölçeği kullanmalısınız.

Şimdi bir tabloyla devam ediyoruz. Son yükselişle birlikte fiziki altının toplam piyasa değeri 20 trilyon doları aşmış durumda. Bitcoin’in değeri ise altının %9.4’üne karşılık gelen 1.92 trilyon dolar seviyesinde. Tüm akçaların toplam piyasa değerine baktığımızda, altının %15.66’sına denk gelen 3.19 trilyon dolarlık değerle karşılaşıyoruz.

Bir de biliyorsunuz, ETC’ler, ETF’ler, altın sertifikaları, altın hesapları, altın fonları, vadeli işlemler, opsiyonlar şeklinde pek çok kağıt altın bulunuyor. Ocak ayında bu kağıt altının fiziki altına oranı 126.77’ye 1 idi. Yani bir ons fiziki altının karşılığı olarak, yatırım dünyasında 126.77 ons kağıt altın bulunuyordu. Şubat ayında bu oran %1.14’lük artışla 128.22’ye 1’e yükseldi.

Hesaplarda kağıt altın olarak bulundurulan bu tutarı eklediğimizde, dünyada altına yatırılan paranın toplam büyüklüğü 2.6 katrilyon dolara ulaşıyor. Böyle baktığımızda Bitcoin’in toplam değeri altının on binde 7’sinde ve akçaların toplam değeri de altının binde 1.2’sinde kalıyor. Bunlar altının devasa cüssesi karşısında ihmal edilebilir tutarlar. Yani Bitcoin’e sanal altın demek gerçeklikle bağdaşmıyor. Sanal altın, Bitcoin değil altının kağıt olarak bulundurulan bizatihi kendisi.

Bitcoin ve diğer akçalar başka bir şey. Bunu da ilerleyen günlerde, akça yayınımızda konuşacağız.

12 Şubat 2025 Çarşamba

En Çok Kazandıran Yatırımlar - Şubat 2025

Bu metin içerisinde bir önceki ayın ve 2025 yılının en çok ve en az kazandıran yatırımlarını bulacaksınız. Aşağıdaki tabloda yer alan tüm yatırım araçlarının performansları blog içerisindeki diğer yayınlarda ayrıntısıyla ve grafikler eşliğinde incelenmekte, geleceğe dönük tahminler değerlendirilmektedir.

1 Ocak’tan günümüze en çok kazandıran yatırım aracı gümüş. Onu diğer değerli metaller, yani altın ve platin izliyor. Tablonun ortasında Türk lirası olarak fiyatlarını ve değerlenme oranlarını görüyorsunuz. Tablonun sağında ise kazanç ve kayıplar dolar cinsinden ifade edilmişlerdir. Bizim gibi yüksek enflasyon ülkesinde bunu yapmak şart.

Gümüş %11, altın ve platin ise %9 civarlarında kazandırmışlar.

Dördüncü sırada akçaların dominantı Bitcoin yer alıyor. Aslında diğer akçaların önemli kayıplarla karşılaştığı bir dönemdi, bu dönem. Fakat Bitcoin, ay içinde çok daha yüksek değerlere tırmanmış olsa da, Ocak dönemini dolar cinsinden %5.35’lik getiriyle tamamladı.

Bitcoin’i, hala yüksek seyrini koruyan faiz kazancı takip ediyor. 37 gün için %45,5’luk faize yatırılan paranın reel karşılığı bu dönemde %2.26 oldu. Elbette bu dolara karşı olan değerlenmeyi ifade ediyor. Oysa enflasyon açısından bakılsa, faiz aslında zarar ettirmiş olurdu.

Mart ayından itibaren yatırım araçlarının kazanç ve kayıpları, TÜİK ve ENAG enflasyonları açısından da değerlendirilecektir. Böylece baskılanan dövizin neden olduğu yanılsamalar engellenmiş olacaktır. Çünkü Türk yatırımcılar açısından, dolar cinsinden kazanç çoğu durumda enflasyon karşısında kazanç anlamına gelmeyebilmektedir.

Ayrıca Mart 2025 ayından itibaren yukarıdaki tabloya TEFAS fonlarının da genel bir değerlendirmesi eklenecektir.

Ocak ayının getiri sıralamasında altıncı sırada İstanbul konut ortalaması yer alıyor. Buna biraz daha ayrıntılı bakalım.

Verileri “endeksa” sitesinden aldım. Buna göre 100 metrekarelik bir konut fiyatının Türkiye ortalaması bir ay içerisinde 2 milyon 972 binden 3 milyon 14 bin liraya, İstanbul ortalaması ise 4 milyon 477 binden 4 milyon 606 bine yükselmiş durumda.

Türkiye’deki konutların kira ortalamasına baktığımızda 18,100’den 18,700’e bir yükseliş olduğunu görüyoruz. İstanbul’daki konutların kirası ise bir ay içerisinde 25,300’den 26,500’e yükselmiş durumda.

Şimdi getiri sıralamasına döndüğümüzde şuna dikkat etmenizi istiyorum. Altıncı ve sekizinci sıradaki konut getirilerini sıralarken kira kazancını da konut değerlenmesine eklemiş durumdayım. Bu eklemeyi, yaptığınız bir yatırımdaki temettü geliri olarak düşünebilirsiniz.

Böyle baktığımızda İstanbul’daki bir konutun dolar cinsinden ortalama getirisi %1.82’ye ulaşıyor.

Dow Jones getirisi yedinci sırada ve %0.44’lük bir artış var.

Sekizinci sırada konut getirisi olarak Türkiye ortalamasını görüyoruz. Burada da dolar cinsinden 0.38’lik bir kazanç söz konusu.

Son dört sırada ise Ocak 2025’in kaybedenleri bulunuyor.

BIST-100 Endeksi bu dönemde dolar olarak %2.71 kaybettirdi.

Bir de benim seçtiğim 38 hisse senedi var ki, buradaki kayıp çok daha büyük. Dolar cinsinden tam olarak %9.48.

Şimdi size bu hisse senetlerinin kısaca tablosunu göstereyim. İzlediğiniz gibi yalnızca dördü kazandırmış, diğerleri ise hayli yüksek oranlarda kayba uğramışlar. Bakalım sonraki aylarda durum nasıl değişecek?

Henüz hisse senedi almadım. Şu dönemde alır mıyım, onu da bilmiyorum. Fakat değerli metal yatırımlarımı belirli bir seviyeye geldiğinde ve akçalar da belirli bir seviyeye düştüğünde, bir kısmını bozdurup üç, beş ay için Bitcoin, Ethereum ve Binance’a yatırabilirim diye düşünüyorum. Elbette koşullarım sağlanırsa bunu yapacağım.

Ocak 2025’in en ağır kaybedenleri ise Ethereum ve Binance akçalarıydı. Birisi %15, diğeri %17’yi aşkın oranlarda kaybettirdiler.

FED faizini %4,5’da tuttu, herhangi bir indirime gitmedi. Merkez Bankası ise bu dönemde faizleri %47,5’dan %45’e düşürdü.

 Tüm bu yatırım araçları blog içerisinde ayrıntısıyla değerlendirilmektedir.

15 Ocak 2025 Çarşamba

ALTININ BUGÜNÜ ve GELECEĞİ - XAUUSD - OCAK 2025


Pandemi başlangıcından Eylül 2023 tarihine kadar, neredeyse tüm yatırım araçları değer kazanırken, altın fiyatı ise 1700-2000 dolar arasına sıkışmış bir şekilde kalmış.

Bu tarihten itibaren ise yükselişi başlıyor ve günümüze kadar dolar cinsinden %38.26’lık bir getiri sağlamış durumda. Eylül 2024 tarihinde altının ons fiyatı 2805.40 dolar ile zirvesini bulmuştu. Günümüzde bu değerin %5.91 altında bulunuluyor. Gelecekte ne olacağını ilerleyen grafiklerimizden anlayacağız.


İkinci grafiğimiz yine 2020 başından itibaren ancak logaritmik ölçek kullanılarak Türk Lirası cinsinden oluşturuldu. Burada gram altın fiyatı ile BIST-100 Endeksi karşılaştırılıyor. 2020 ve 2022 başı arası dönemde gram altın %151.62 yükselirken BIST-100 Endeksinin yükselişi ise %68.14’de kalmış.

2022 Başından Eylül 2023 tarihine kadar olan dönemde ise BIST-100 Endeksi iyi performans yakalıyor ve %316.08 oranında yükseliyor. Altının yükselişi ise %111.71’de kalıyor. Eylül 2023’den günümüze kadar olan dönemde ise siyah renkli gram altının getirisi %84.28 ile bir kez daha mavi renkli BIST-100 Endeksinin sağladığı %20.88’lik getiriyi aşıyor.

Dolar fiyatının baskılandığını biliyoruz. Eğer yakın gelecekte bir devalüasyon gerçekleşirse siyah renkli altın getirisi yükselirken mavi renkli BIST-100 Endeksi ise yerinde sayacak, dolayısıyla aralarındaki makas büyüyecektir.

Yatırımlarınızı bir sepet mantığı içerisinde dağıtmanın önemi burada bir kez daha ortaya çıkıyor. Borsa yatırımcısı altın da almalı ki, toplam birikimlerini dolar ve enflasyon risklerine karşı koruyabilsin.

Şimdiki grafiğimizde bunun önemini daha iyi anlıyoruz. Mayıs 2023 tarihinde BIST-100 Endeksi dolar cinsinden zirvesini bulmuştu. O tarihte Türk Lirası olarak karşılığı 933.98’di. Altının gram fiyatı ise 83 lira 60 kuruştu. Günümüzde ise BIST-100 Endeksi 10,000’i aşarak %978.74’lük bir yükseliş gerçekleştirmesine karşın, getirisi enflasyonun altında kaldı. Altının fiyatı ise %3,490’lık bir yükseliş ile 3000 Türk Lirasını aştı. Yani altın, yatırımcılarını sırf Türkiye’deki enflasyona karşı değil ABD enflasyonuna karşı da korumuş oldu. BIST-100 Endeksi ile aralarında oluşan büyük açıklığı görüyorsunuz.

Bu dönemde dünya borsaları ise önemli getiriler sağladılar. Yani Türk Borsası gibi yatırımcılarını üzmediler. Şimdiki grafikte Dow Jones Endeksi ile BIST-100 Endeksini karşılaştırarak bunu görüyoruz. 2003 Mart’ından itibaren oluşturulmuş, logaritmik ölçek kullanılmış, dolar cinsinden bir grafik bu.

2003 Mart’ı dünya borsalarının tamamının yükselmeye başladığı bir tarih. Mavi renkle gösterilen Türk borsası yalnızca dört buçuk sene içerisinde 500 dolarlık seviyeye dayanarak zirvesine tırmanıyor ve getiri anlamında Dow Jones’u çok aşıyor.

Devamında Türkiye’yi teğet geçtiği söylenen 2008 Krizi’nin etkilerini görüyorsunuz. Bu tarihten sonra ABD, krize karşı çare olarak dolar basımını artırıyor. Tüm piyasalara dolar pompalıyorlar. Biz de nasipleniyoruz ve BIST-100 Endeksi yeniden 500 doları buluyor.

Ancak sonrasında izliyorsunuz, özellikle 2013 yılından itibaren Türkiye ekonomisi bozuluyor ve bu durumun bir yansıması olarak Türk Borsası da geriliyor. Dow Jones ise mükemmel bir tırmanış içerisinde. Ve kazançları dolar cinsinden unutmayın. Yaklaşık 8,000’den 48,000’e, altı katlık bir yükseliş. Gerçekten mükemmel.

Peki Dow Jones Endeksi bu getiriyi sağlarken altın ne yaptı? Şimdi bu grafiğe bakalım. Karşınızda 1972 başından itibaren oluşturulmuş ve logaritmik ölçek kullanılmış Dow Jones ve Ons Altın grafiği. Bu grafik her ikisinin geleceğini de öngörmek açısından önemli.


Siyah ons altını, mavi Dow Jones Endeksini gösteriyor. Yeşil renkli dairelere dikkat edin.

Birinci daire Eylül 1980’de gerçekleşmiş. Altın Dow Endeksi’ne göre 6.80 kat daha iyi getiri sağlamış bu dönemde.

İkinci daire Aralık 1994. Altın geriliyor, Dow Jones Endeksi yükseliyor ve her ikisinin getirisi birbirine eşitleniyor.

Üçüncü daire Ocak 2000. Altın gerilemesini, Dow Jones yükseliş ivmelerini hızlandırıyorlar ve Dow Jones Endeksi’nin getirisi altının getirisinin 4.15 kat üzerine çıkıyor.

Altın yatırımcısının buradan çıkarması gereken bir ders var. Yükseliş hiçbir zaman sürekli olmaz. Belirli zamanlarda iyi getiri sağlanıldığında satış yaparak diğer yatırım araçlarına geçmek önemli. Nitekim görüyoruz, 1980-2000 arası yirmi yıllık dönemde altın yatırımcısına zarar ettirmiş. Hem süre uzun hem de zarar miktarı hayli yüksek. Sepet oluşturmanın önemini burada bir kez daha görüyoruz. Oluşturduğunuz sepetin ağırlıklarını değiştirebilirsiniz ancak asla tek bir yatırım aracına bağlanmayın.

Aralık 2008 tarihindeki dördüncü yeşil dairemizde altın ve Dow Jones Endeksi getirileri bir kez daha birbirlerine eşitleniyorlar. Sonrasında ise Dow Jones Endeksi’nin getirisi altını aşıyor. Günümüzde aralarındaki fark 1.62 kat seviyesinde. Yeni Dow Jones Endeksi altına göre 1.62 kat daha iyi getiri sağlamış durumda.

Altın fiyatıyla ilgili ilk tahminimi burada yapıyorum. Yakın gelecekte siyah renkli altının getirisinin mavi renkli Dow Jones Endeksi getirisinin en az 1.5 kat üzerine çıkacağı düşüncesindeyim. Bu kapsamda Dow Jones 36binli seviyelere gerilerken altının fiyatı 5,500 doları bulabilir.


İkinci tahminim şu andaki grafiğimizde görülüyor. Bu grafik çok özel bir grafik. Burada altının getirisi, Dow Endeksi getirisine orantılanmış durumda. Bir önceki grafiğimize göre çok daha güzel bir resim sunuyor bize. Altın açısından Eylül 1980’deki zirve 1 ile ve Ocak 2000’deki dip nokta 3 ile işaretlenmiş durumda.

İlk tahminimi bir önceki grafikte 5.500 dolar ile yapmıştım. İkinci tahminim ise, biraz daha uzak gelecek için, altının getirisinin Dow Jones Endeksi getirisini iki kat aşabileceği şeklinde. Eğer bu gerçekleşirse, Dow Jones Endeksi 45.000 dolar seviyelerinde bulunurken altının ons fiyatı 9,000 doları bulabilecektir.

Bunu nasıl olup da iddia ediyorum? Bunu da sonraki grafiklerimiz üzerinden göreceğiz.


Bu kapsamda ilk grafiğimiz, 1972 başından itibaren logaritmik ölçeklendirilmiş ABD Enflasyonu düzeltmeli altın grafiğimiz. Düzeltme geriye doğru uygulanmış durumda. Dolayısıyla altının 1980 zirvesi 2,644’e ve 2011 senesindeki zirvesi de 2.695’e yükseliyor. 2000 tarihli dip noktası ise 465 dolar. Son 15 yıldır altının ons karşılığının 2,700 doları aşmaya çalıştığını izliyoruz.

2006’dan günümüze oluşturulan geniş ölçekli yeni grafiğimizde bu durum çok daha net görülebiliyor. Hem dip noktalar artık çok daha yukarıda hem de zirve artık çok daha yakından sıkıştırılıyor. Bir önceki dip nokta 1396, son dip nokta ise 1718’miş. 2700 dolar aşıldığında en kısa sürede 3.300 dolar seviyesine yükseliş yaşanacaktır.

UYARI

UYARI