Başlangıç
tarihi Ocak 1983 olan logaritmik ölçekli aşağıdaki grafikte, enflasyon düzeltmesi
uygulandığında Kasım 2001’deki dip seviyenin 7.44’e ve Nisan 2011’deki zirvenin
de 70.50’ye yükseldiği görülüyor. Günümüzde gümüşün bulunduğu seviye ise 32.93
dolar civarlarında seyrediyor.
İkinci grafiğimiz 2016 başından itibaren yine logaritmik ölçekle oluşturulmuş ABD
Enflasyonu Düzeltmeli Gümüş Grafiği. Son dip seviye olan Mart 2020 tarihli
14.26, bir önceki dip seviye olan 12.63’e göre daha yukarıda gerçekleşen bir
toparlanmaya işaret ediyor. Şubat 2021 tarihli 35.97 dolarlık son zirve gümüşün
yükseliş yönündeki ilk hedefi durumunda.
Burası
aşıldıktan sonra nominal zirve olan Nisan 2011 tarihli 49.54 hedeflenecektir.
2011 tarihli bu değere ABD enflasyonu düzeltmesi uygulandığında karşımıza
grafikte görülen 70.50 değeri çıkıyor. İşte gümüşün üçüncü hedefi bu seviye
olacaktır.
Önümüzdeki
yıllarda gerçekleşecek ABD enflasyonu ile birlikte 70.50 dolarlık bu seviyenin artmaya
devam ettiğini göreceğiz. Nitekim Ocak ayında enflasyon düzeltmeli gümüşün
zirvesi 70.39 dolardı. Bir ay içerisinde ABD enflasyonu paralelinde 11 sentlik
bir artış gerçekleşti. Dolayısıyla birkaç yıl sonrasını düşündüğümüzde, daha
önce yaptığımız 80-90 dolarlık tahminlerle eşit bir seviyeye gelinebileceği
söylenebilir. Bu nedenle geriye doğru ABD enflasyonu düzeltmeli gümüş grafiği,
takibe almamız gereken en önemli grafiklerden birisi durumundadır.
1983
senesi başından itibaren oluşturulmuş logaritmik ölçekli aşağıdaki grafiğikte sol sütundaki mavi renkli gümüş eğrisi sağ sütundaki siyah renkli Dow Jones
Endeksi eğrisi ile karşılaştırılmaktadır. Altın ile Dow Jones Endeksi arasında 10
katlık ölçek farkı bulunuyordu; aşağıdaki grafiğin sol ve sağ sütunlarına
dikkat edin; gümüş ile Dow Jones Endeksi arasında da 1000 katlık ölçek farkı
bulunuyor.
1983 yılı
başında gümüş Dow Endeksi’nden 12.88 kat daha yüksek getiriye sahipti. Sonra
Şubat 1996’da getirileri birbirlerine eşitlendi ve Ocak 2006’ya kadar olan
dönemde ABD Dow Endeksi getiri anlamında gümüşü geçti.
Daha sonra
Nisan 2001 itibarıyla gümüşün getirisi Dow Endeksi getirisinin 4.10 kat üzerine
çıktı. Günümüzde ise, grafiğin son bölümüne dikkat ediniz, siyah renkli Dow
Endeksi eğrisi mavi renkli gümüş eğrisinin %34, yani 1.34 kat üzerinde
bulunuyor.
Bir önceki blog yayınında 2027 sonu itibarıyla gümüşün 85 dolara yükselebileceğini görmüştük. Bu grafik
üzerinde de şunu söyleyebiliriz: Eğer Dow Jones 36,500’lere geriler ve gümüşün
getirisi önce Dow’u yakalayıp sonra bunun 1.5 kat üzerine çıkacak olursa
gümüşün ons fiyatı da 55 dolara erişebilecektir.
Bu ikinci
tahminimiz olsun.
Üçüncü tahminimiz ise aşağıdaki Gümüş/Dow Endeksi Oranı Grafiği'nde yer alıyor. 1-3-5 nolu çemberlerde gümüş ve Dow
Endeksi getirileri birbirine eşitti. Mayıs 2001 tarihli 2 nolu çemberde Dow’un
getirisi gümüşün 2.59 kat üzerine çıkmıştı. Nisan 2011 tarihli 4. çemberde ise
gümüşün getirisi Dow’un 4.10 kat üzerine çıkmıştı. İşte, 6 ve 7 numara olarak oluşturulan çemberler, geleceğe dönük ikinci ve üçüncü tahminleri gösteren seviyelere işaret etmektedir.
Gümüş/Dow
Endeksi Oranı gümüş lehine 1.5 kat olursa, bunun gümüş fiyatını 55 dolara
taşıyabileceğini görmüştük.
Benzer şekilde eğer Dow Jones’un seviyesi 45 bin
dolar civarında kalır ve Gümüş/Dow Endeksi Oranı 2.00’a yükselecek olursa, bu
durumda gümüşün fiyatı 90 doları görebilecektir.
Bence bunlar oldukça makul hedefler. Siz ne
dersiniz?
Aşağıdaki grafikte 2020 sene başından başlayarak altın ve gümüş değerlemelerinde
yaşanan seyir izlenmektedir. Grafikte siyah renk altını, mavi renk gümüşü
gösteriyor.
1 rakamı
ile işaretlenmiş bölüm hem altın hem gümüş için Eylül 2022 tarihindeki dip seviyeye,
2 rakamı ile işaretlenen bölüm ise yine her ikisi için Mayıs 2024 tarihindeki
zirveye işaret etmektedir.
1’den 2’ye
olan bölümde altın %51.77 oranında yükselmişken gümüş ise aynı dönemde %85.18
oranında değer kazanmıştı. Yani gümüşün getirisi, altının hayli üzerindeydi.
2’den 3’e,
yani Mayıs 2024’deki zirvesinden günümüze olan bölümde ise altın %19.98 oranında
yükselirken, gümüşün yükseliş oranı %1.31’de kaldı. Dolayısıyla getiri
anlamında altın ile gümüş arasındaki fark kapanmaya yüz tuttu.
Şimdi size
çok önemli bir ipucu vereceğim. Gümüş fiyatını gösteren sol sütundaki ölçeklendirme
ile altın fiyatını gösteren sağ sütundaki ölçeklendirme arasında 100 kat fark
bulunduğuna dikkat ediniz. İşte, grafikteki siyah ve mavi eğriler kesişecekmiş
gibi birbirine yaklaştığında, yani altın fiyatı gümüş fiyatının 100 katı
civarına çıktığında (bu bazen 95 katta kalıyor, bazen de 115 katı bulabiliyor)
işte böyle durumlarda, gümüş genellikle kısa sürede bir tepki sıçraması
yapmakta ve siyah eğri tekrar mavi eğri ile arasındaki farkı açmaktadır.
Bu durumu
logaritmik ölçeklendirilmiş, 1990 senesi başından itibaren oluşturulmuş grafikte,
çok daha geniş bir zaman aralığı içerisinde de izleyebiliyoruz. Mavi renkli
gümüş eğrisi, genel eğilim olarak, siyah renkli altın eğrisinin üzerinde bulunuyor
gördüğünüz gibi. Fakat bazı durumlarda bu iki eğri birbirine yakınlaşıyor. Bu
yakınlaşmanın ardındaki dönemde ise gümüş altına göre daha iyi performans
gösteriyor.
Bu takibi
yapmanın –elbette- daha kolay bir yolu var. Altın/Gümüş Oranı grafiği bize bu
olanağı sağlıyor.
Bir önceki
grafikten hatırlarsanız, 2011 Nisan’ında gümüş altın ile arasındaki farkı çok açmış
ve zirve değerine ulaşmıştı. İşte bu tarihten günümüze altın daha fazla
kazandırmış durumda. Bu durum turuncu renkli ok ile gösterildi.
Grafiği
kabaca üçe bölmek mümkün. Altın/Gümüş Oranı 30-60 arası seviyelerde bulunurken
altın, 75-115 arası seviyelerde bulunduğunda ise gümüş, performans açısından
daha avantajlı duruma geçiyorlar. Günümüzde 89.26 seviyesindeyiz.
Bu metin içerisinde bir önceki ayın ve 2025 yılının en çok ve en az kazandıran yatırımlarını bulacaksınız. Aşağıdaki tabloda yer alan tüm yatırım araçlarının performansları blog içerisindeki diğer yayınlarda ayrıntısıyla ve grafikler eşliğinde incelenmekte, geleceğe dönük tahminler değerlendirilmektedir.
1 Ocak’tan günümüze en çok kazandıran yatırım aracı
gümüş. Onu diğer değerli metaller, yani altın ve platin izliyor. Tablonun
ortasında Türk lirası olarak fiyatlarını ve değerlenme oranlarını görüyorsunuz.
Tablonun sağında ise kazanç ve kayıplar dolar cinsinden ifade edilmişlerdir.
Bizim gibi yüksek enflasyon ülkesinde bunu yapmak şart.
Gümüş %11, altın ve platin ise %9 civarlarında
kazandırmışlar.
Dördüncü sırada akçaların dominantı Bitcoin yer alıyor.
Aslında diğer akçaların önemli kayıplarla karşılaştığı bir dönemdi, bu dönem.
Fakat Bitcoin, ay içinde çok daha yüksek değerlere tırmanmış olsa da, Ocak
dönemini dolar cinsinden %5.35’lik getiriyle tamamladı.
Bitcoin’i, hala yüksek seyrini koruyan faiz kazancı takip
ediyor. 37 gün için %45,5’luk faize yatırılan paranın reel karşılığı bu dönemde
%2.26 oldu. Elbette bu dolara karşı olan değerlenmeyi ifade ediyor. Oysa
enflasyon açısından bakılsa, faiz aslında zarar ettirmiş olurdu.
Mart ayından itibaren yatırım araçlarının kazanç ve kayıpları, TÜİK ve ENAG enflasyonları açısından da değerlendirilecektir. Böylece baskılanan dövizin neden olduğu yanılsamalar engellenmiş olacaktır. Çünkü Türk yatırımcılar açısından, dolar cinsinden kazanç çoğu durumda enflasyon
karşısında kazanç anlamına gelmeyebilmektedir.
Ayrıca Mart 2025 ayından itibaren yukarıdaki tabloya TEFAS fonlarının da genel bir değerlendirmesi eklenecektir.
Ocak ayının getiri sıralamasında altıncı sırada İstanbul
konut ortalaması yer alıyor. Buna biraz daha ayrıntılı bakalım.
Verileri “endeksa” sitesinden aldım. Buna göre 100
metrekarelik bir konut fiyatının Türkiye ortalaması bir ay içerisinde 2 milyon
972 binden 3 milyon 14 bin liraya, İstanbul ortalaması ise 4 milyon 477 binden
4 milyon 606 bine yükselmiş durumda.
Türkiye’deki konutların kira ortalamasına baktığımızda
18,100’den 18,700’e bir yükseliş olduğunu görüyoruz. İstanbul’daki konutların
kirası ise bir ay içerisinde 25,300’den 26,500’e yükselmiş durumda.
Şimdi getiri sıralamasına döndüğümüzde şuna dikkat
etmenizi istiyorum. Altıncı ve sekizinci sıradaki konut getirilerini sıralarken
kira kazancını da konut değerlenmesine eklemiş durumdayım. Bu eklemeyi,
yaptığınız bir yatırımdaki temettü geliri olarak düşünebilirsiniz.
Böyle baktığımızda İstanbul’daki bir konutun dolar
cinsinden ortalama getirisi %1.82’ye ulaşıyor.
Dow Jones getirisi yedinci sırada ve %0.44’lük bir artış
var.
Sekizinci sırada konut getirisi olarak Türkiye
ortalamasını görüyoruz. Burada da dolar cinsinden 0.38’lik bir kazanç söz
konusu.
Son dört sırada ise Ocak 2025’in kaybedenleri bulunuyor.
BIST-100 Endeksi bu dönemde dolar olarak %2.71
kaybettirdi.
Bir de benim seçtiğim 38 hisse senedi var ki, buradaki
kayıp çok daha büyük. Dolar cinsinden tam olarak %9.48.
Şimdi size bu hisse senetlerinin kısaca tablosunu
göstereyim. İzlediğiniz gibi yalnızca dördü kazandırmış, diğerleri ise hayli
yüksek oranlarda kayba uğramışlar. Bakalım sonraki aylarda durum nasıl
değişecek?
Henüz hisse senedi almadım. Şu dönemde alır mıyım, onu da
bilmiyorum. Fakat değerli metal yatırımlarımı belirli bir seviyeye geldiğinde
ve akçalar da belirli bir seviyeye düştüğünde, bir kısmını bozdurup üç, beş ay
için Bitcoin, Ethereum ve Binance’a yatırabilirim diye düşünüyorum. Elbette
koşullarım sağlanırsa bunu yapacağım.
Ocak 2025’in en ağır kaybedenleri ise Ethereum ve Binance
akçalarıydı. Birisi %15, diğeri %17’yi aşkın oranlarda kaybettirdiler.
FED faizini %4,5’da tuttu, herhangi bir indirime gitmedi.
Merkez Bankası ise bu dönemde faizleri %47,5’dan %45’e düşürdü.
Tüm bu yatırım araçları blog içerisinde ayrıntısıyla değerlendirilmektedir.
2020
başından itibaren hazırlanmış logaritmik ölçekli ilk grafiğimizde sol sütunda
mavi renkli gram gümüş fiyatları, sağ sütunda ise siyah renkli BIST-100 Endeksi
değeri bulunuyor. İkisi birbirlerine oldukça yakın getiri sağlamışlar.
2020-2022 yılları arasında gümüş, 2023 Eylül’üne kadar olan dönemde BIST-100
daha fazla kazandırmışlar. Günümüze kadar olan dönemde ise gümüş bir kez daha
BIST-100’ün üzerine çıkıyor. Beş yılın toplamında da gümüşün getirisi BIST-100’e
göre küçük bir miktar daha önde görünüyor.
2013
Mayıs’ı BIST-100’ün üçüncü kez 500 dolarlık seviye ile zirvesini bulduğu
tarihti. Bunun o tarihte Türk Lirası olarak karşılığı 933.98 idi. Yüksek
enflasyon öncesi bu dönemde gümüşün gramı da hayli düşük bir seviyedeydi.
Yalnızca 1 lira 34 kuruştu. Günümüze kadar olan dönemde, mavi renkli gümüş siyah
renkli Türk borsasına göre, gördüğünüz gibi 2.54 kat daha fazla kazandırmış
durumda.
Yaşadığımız
son on iki yıllık dönem, ne zaman sonlanacağının ve ne zaman düze çıkacağımızın
hayli belirsiz olduğu bu dönem, Türk borsası için, aynen Türkiye ekonomisi
gibi, kötü bir dönemdi. Oysa dünya borsaları kazandırmaya, hem de çok
kazandırmaya devam ettiler.
Şimdi bu
durumu net bir şekilde gözlemlediğimiz önünüzdeki grafikte gümüşü Dow Jones
Endeksi ile karşılaştırıyoruz. Logaritmik ölçeklendirilmiş, 1983 başından
itibaren hazırlanmış bir grafik bu. Altın ile Dow Jones Endeksi arasında 10
katlık fiyat farkı bulunuyordu; ekranınızdaki grafiğin sol ve sağ sütunlarına
dikkat edin; gümüş ile Dow Jones Endeksi arasında da 1000 katlık fiyat farkı
bulunuyor. Yeşil renk ile işaretlenen 1-2-4 ve 5 numaralı daireler, bu 1000 katlık
farkın tam olarak ortaya çıktığı bölgeleri gösteriyor. Yani 1 numaralı dairenin
içinde yer alan Şubat 1996 tarihinde örneğin, gümüş 5.5 dolar, Dow Jones Endeksi
de 5,500 dolar seviyesinde bulunuyordu.
Oysa Ocak
1983 tarihinde gümüş, Dow Jones Endeksi’nden tam olarak 12.88 kat daha değerliydi.
1 ve 2 numaralı dairelerin arasında ise gümüşün getirisi Dow Jones Endeksi’nin
altına düşüyor ve aralarında, gümüşün aleyhine olacak şekilde, 3 kata yakın bir
fark oluşuyor.
2 numaralı
dairede -Ekim 2006 tarihine denk geliyor- yine birbirlerine, getiri anlamında
eşitleniyorlar. 3 numaralı dairede ise gümüşün tarihinde ulaştığı en yüksek
zirveye tırmanılıyor. Bu tarih Nisan 2011 ve gümüşün o günlerde eriştiği en
yüksek değer 49.54. Dow Jones Endeksi ise 12.094 seviyesinde. Aralarında getiri
anlamında 4.10 katlık bir fark oluşuyor.
4 ve 5
numaralı yeşil renkli dairelerde yine birbirlerine eşitleniyorlar. Günümüzde
ise gümüşün ons fiyatı 30.40 dolar iken Dow Jones Endeksi 42.732 seviyesinde
bulunuyor. Yani gümüşün getirisi Dow Jones’un 1.41 kat, ya da bir başka
ifadeyle %41 aşağısında yer alıyor.
Gümüşün
gelecekteki fiyatına dönük ilk tahminimi burada yapıyorum. Bana kalırsa en geç
2027 senesine kadar olan dönemde Dow Jones biraz gerileyecek, gümüş de getiri
anlamında onun 1.5 kat üzerine çıkarak 55 doları görebilecektir.
Şimdiki
grafiğimiz çok özel bir grafik. Az önceki grafikte yer alan verileri burada çok
daha sade ve kolay anlaşılır bir şekilde görme imkanına kavuşuyoruz: 1990
başından itibaren oluşturulmuş Gümüş/Dow Oranı Grafiği. Yeşil renkli 1-3 ve 5
numaralı büyük çemberler, gümüş ve Dow Endeksi getirilerinin birbirlerine
eşitlendiği dönemleri gösteriyor. Yani buralarda Dow Jones’un ağırlığı gümüşün
ağırlığının tam olarak 1000 katı civarlarında bulunuyor.
2 Numaralı
çember ise Dow Jones getirisinin gümüşe göre en fazla yükseldiği Mayıs 2001
tarihine işaret ediyor. Burada Dow Jones’un getirisi –eksi ile gösteriliyor-
gümüşün getirisinin tam olarak 2.59 kat üzerine çıkmış durumda. Nisan 2011
tarihinde ise bu sefer ons gümüş Dow Jones’un 4.10 kat üzerine çıkıyor.
Bir önceki
grafikte ilk tahminimi 55 dolar olarak açıklamıştım. Burada ise biraz daha
ileri bir tarihi hedefleyerek ons gümüş için 90 dolarlık tahminimi ifade etmek
istiyorum. Böyle olabilmesi için gümüşün getirisinin Dow getirisinin iki kat
üzerine çıkması gerekiyor. Bence gayet makul bir hedef.
Grafikte
siyah renk altını, mavi renk gümüşü gösteriyor. Ons başına dolar cinsinden bir
grafik bu. Sol ve sağ sütunlara dikkat ederseniz, altının gümüşten yaklaşık 100
kat pahalı olduğunu görürsünüz. Bir önceki altın yayınından hatırlayın, Dow
Jones Endeksi de altından yaklaşık 10 kat pahalıydı.
Bu “pahalılık”
ifadesi değerliliği ifade etmiyor fakat uzun vadeli perspektifte bir karşılaştırma
olanağı sunuyor bize. Yani bu on ve yüz kat olarak gerçekleşen oranları, orta
hat gibi değerlendirebilirsiniz. Yukarı çıkıldığında aşağıya inme, aşağıya
inildiğinde de yukarı çıkma olasılığı artıyor.
Bu
kapsamda az önceki grafiği, logaritmik ölçeklendirerek ve 2016 yılından
başlayarak 2028’e doğru uzattım. Ayrıca hem altın hem gümüş için eğilim
çizgilerini ekledim. Bu iki çizgi arası boşluk, orta hat gibi düşünülebilir.
Yukarı çıkıldığında aşağıya inme, aşağıya indiğinde ise yukarı çıkma olasılığı
artıyor, gördüğünüz gibi. Altın için 4,000 ve Gümüş için 40 dolara denk gelen
2027 yılsonu hedefleri, bu iki metal için, benim görüşümce, en düşük olası
değerleri ifade ediyorlar.
Yani
önümüzdeki üç sene içerisinde yeni alım/satım fiyatlamaları gerçekleştiğinde ve
grafikte gördüğünüz boşluk dolduğunda, eğilim çizgileri de başlarını daha
yukarıya kaldıracaklardır. Bunu niçin böyle düşündüğümü ilerleyen grafik ve
tablolarımızda göreceğiz.
Fakat
öncelikle ilk grafiğimize geri dönelim. Pandeminin çok keskin vurduğu 2020 Mart
ayında gümüşün getirisi altının aşağısına inmişti. Daha sonra yalnızca bir sene
içerisinde dibinden zirvesine 2,5 kat yükselerek 30 doları görmüştü. Bu erken zirve
dolayısıyla, sonrasında dört sene boyunca toparlanamıyor ve 30 doları aşamıyor.
Hem altın
hem gümüş Eylül ve Ekim 2022 tarihlerinde yeniden yükselişlerine başlıyorlar ve
günümüzde hala bu yükseliş ivmelerini sürdürüyorlar. Bu dönemde altın %66,
gümüş %73 artmış. Zirvelerinden de sırasıyla %4 ve %13 aşağıdalar.
Fakat
dikkat etmemiz gereken şu: Nasıl birbirleriyle paralel hareket içerisindeler
öyle değil mi? Platin ve paladyum için bu söz konusu değil örneğin. Bazen biri
bazen diğeri fırlıyor, öteki ise yerinde sayıyor.
Logaritmik
ölçeklendirerek 1990 başından itibaren oluşturduğum bu yeni grafikte, altının
ve gümüşün birbirleriyle uyumlu yükseliş ve gerileme eğilimleri yine çok net
izlenebiliyor.
2011
başına kadar gümüş biraz daha avantajlıymış. Bu tarihten günümüze ise, altının
getirisi gümüşü yakalamaya oldukça yakınlaşmış bir durumda.
Gümüş her
zaman altına göre daha volatil, yani aşağı ve yukarı hareketleri daha sert
olan, daha oynak bir enstrüman. Altın ise nispeten daha stabil.
Şimdiki
grafiğimiz 1990 başından itibaren oluşturulmuş Altın/Gümüş Oranı Grafiği. Gerilemesi
gümüşün pahalı hale geldiğini, yükselmesi ise altının pahalı hale geldiğini
gösteriyor. Piyasada kullanılan bir grafik bu. Aynı zamanda bir önceki
grafiğimizle de uyumlu. Bu bir önceki grafikte 2011 yılından sonra altın ve
gümüş getirilerinin birbirlerine yaklaştığını görmüştük. İşte ekranınızdaki bu grafikte
2011’den 2025’e yaşanan ve turuncu ok ile gösterilen son yükselişin nedeni bu.
Şimdi 1 ve
2 rakamları ile gösterilen dip ve zirve değerleri daha yakından inceleyelim.
Altın-Gümüş
Oranı’nın 1 rakamı ile gösterilen dip değere indiğinde, gümüşün pahalı hale
geldiğini söylemiştim. İşte bu tarihteki, yani 2011 Nisan’ındaki gümüşün zirve
değeri 49.54 dolar. Grafikte kırmızı renk ile gösterilen altın ise o tarihte
1450 dolar civarında. İlerleyen süreçte gümüş beş ay içerisinde 26.07 dolara
kadar düşüyor. Altın ise aynı sürede, yani Eylül 2011 itibarıyla 1920 doları
görüyor.
Altın-Gümüş
Oranı’nın nasıl işe yaradığını görüyorsunuz çünkü beş ay içerisinde gümüş %47
değer kaybederken altın ise %32 değer kazanmış.
2 rakamı
ise gümüşün ucuzladığını gösteriyordu. Şimdi bu grafiğe bakıyoruz. Hareket yine
yalnızca beş ay sürüyor. Altın bu aralıkta yükseliyor gerçi; hem de %46.72’lik
önemli bir oranla. Ancak gümüş, adeta bir füze gibi tırmanıyor ve getirisi
%156’yı buluyor. Altın-Gümüş Oranı bir kez daha işe yaramış durumda.