altın fiyat tahmini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
altın fiyat tahmini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2025 Pazar

Dolar Emisyonu ve ABD Borcu Yönünden Altın Fiyatlaması - Şubat 2025

 

Basılan ABD doları yani emisyon miktarı ile ABD Ulusal Borçları'nın altın fiyatlaması üzerinde doğrudan etkisi bulunmaktadır.

Dolar emisyonu, yani basılan dolar miktarı Nisan 2022 tarihinde 21.72 trilyon dolar ile zirve yapmıştı. Pandemiyle başlayan süreç yüksek enflasyona neden olunca FED faiz yükselterek dünyaya yayılmış dolar mevcudunun 1 trilyon dolarlık kısmını geri çekti. Ve Ekim 2023 tarihinde dolar emisyonu 20.69 trilyon dolara geriledi.

Bu tarihin ardından emisyon hacmi yeniden artmaya başladı ve artık neredeyse Nisan 2022 tarihindeki emisyon miktarına geri dönüldü. Aralık 2024 sonundaki emisyon tutarı 21.53 trilyon dolar seviyesindeydi.

Dolar emisyonu ile altın fiyatı arasında doğrudan bir ilişki var. Piyasa hareketlerinden bağımsız olarak, emisyon arttığında altın fiyatı –ortalamalar olarak- yaklaşık aynı oranlarda yükseliyor.

Hele bir de altın fiyatını piyasa hareketleri de destekliyorsa, bu durumda altının dolar emisyonuna oranı da yükseliyor. Bu oranın gösterildiği grafik incelemesi altın fiyatını tahmin etmek açısından son derece önemli.

Gördüğünüz gibi günümüzde altın fiyatı ABD emisyon hacminin 0.136 seviyesinde. Altın yükseldiğinde bu oran da yükseliyor. Bu paralelde 2011 Eylül’ünde görülen 0.200 seviyesinin tekrar görüleceği düşüncesindeyim.

Hatta daha ileri bir tarih için değerlendirildiğinde, 0.300 ila 0.400 aralığına da yükseliş yaşanabilir. İlk grafik 2000 tarihi sonrasını gösteriyordu. Bu grafiğin başlangıç tarihi ise 1978.

Altın fiyatları açısından bir diğer önemli gösterge ABD Ulusal Borçlarının seviyesi. Tıpkı emisyon hacmi gibi bu da önemli bir veri paketini oluşturuyor. Günümüzde ABD ulusal borçları, dolar emisyonunun da çok üzerinde bir rakam olan 36.22 trilyon dolar seviyesinde.

ABD Ulusal Borçları ile altın fiyatı arasında da, emisyon miktarına benzer bir bağıntı söz konusu ancak bazı dönemler biri, bazı dönemlerde de diğeri daha yüksek seviyelerde bulunabiliyor.

Tablodan son elli beş yıllık seyri izliyorsunuz. En son sütundaki Altın/Borç Oranı’na dikkat ediniz. 1980 yılında 1.32 ile dip seviyeye erişilmiş. Yani bu tarihte altın fiyatı ABD Ulusal Borçları karşısında zirvesine tırmanmış. 2000 yılına gelindiğinde ise 20.40 seviyesine ulaşıldığını izliyoruz, yani altın yeni milenyumun başlangıcında çok ucuz bir meta durumundaymış.

Altın/Borç Oranı’nın yükselmesi altın fiyatının ucuzladığı, gerilemesi ise pahalılaştığı anlamına geliyor. Günümüzde 12.45 seviyesindeyiz. İki yıl öncesine göre altının değerlendiği kesin ancak hala Altın/Borç Oranı yüksek seviyesini koruyor. Dolayısıyla önümüzde hala geniş bir alan olduğu söylenebilir.

Bu kapsamda 2027 yılı sonuna dönük ek tahminlerde bulunarak bitiriyorum. Bunları son üç satırda görüyorsunuz.

Eğer 2027 senesi bitiminde altının ABD ulusal borçlarına oranı %10 seviyesine gerilemiş olursa, bunun anlamı altın fiyatı için en az 5.270 dolarlık bir fiyat anlamına gelecektir. Hele ki bu oran %7.5’a gerilerse bu durumda altının ons fiyatı 7.027’ye, oranın %5’e gerilemesi durumda ise altının ons fiyatı 10.540 dolara yükselecektir.

Bu rakamlar tahmin etmenin ötesinde birer şartlı önerme durumundadır. Eğer bu olursa, sonuç bu olur şeklinde.

Görüşmek üzere. Sevgiler…


15 Ocak 2025 Çarşamba

ALTININ BUGÜNÜ ve GELECEĞİ - XAUUSD - OCAK 2025


Pandemi başlangıcından Eylül 2023 tarihine kadar, neredeyse tüm yatırım araçları değer kazanırken, altın fiyatı ise 1700-2000 dolar arasına sıkışmış bir şekilde kalmış.

Bu tarihten itibaren ise yükselişi başlıyor ve günümüze kadar dolar cinsinden %38.26’lık bir getiri sağlamış durumda. Eylül 2024 tarihinde altının ons fiyatı 2805.40 dolar ile zirvesini bulmuştu. Günümüzde bu değerin %5.91 altında bulunuluyor. Gelecekte ne olacağını ilerleyen grafiklerimizden anlayacağız.


İkinci grafiğimiz yine 2020 başından itibaren ancak logaritmik ölçek kullanılarak Türk Lirası cinsinden oluşturuldu. Burada gram altın fiyatı ile BIST-100 Endeksi karşılaştırılıyor. 2020 ve 2022 başı arası dönemde gram altın %151.62 yükselirken BIST-100 Endeksinin yükselişi ise %68.14’de kalmış.

2022 Başından Eylül 2023 tarihine kadar olan dönemde ise BIST-100 Endeksi iyi performans yakalıyor ve %316.08 oranında yükseliyor. Altının yükselişi ise %111.71’de kalıyor. Eylül 2023’den günümüze kadar olan dönemde ise siyah renkli gram altının getirisi %84.28 ile bir kez daha mavi renkli BIST-100 Endeksinin sağladığı %20.88’lik getiriyi aşıyor.

Dolar fiyatının baskılandığını biliyoruz. Eğer yakın gelecekte bir devalüasyon gerçekleşirse siyah renkli altın getirisi yükselirken mavi renkli BIST-100 Endeksi ise yerinde sayacak, dolayısıyla aralarındaki makas büyüyecektir.

Yatırımlarınızı bir sepet mantığı içerisinde dağıtmanın önemi burada bir kez daha ortaya çıkıyor. Borsa yatırımcısı altın da almalı ki, toplam birikimlerini dolar ve enflasyon risklerine karşı koruyabilsin.

Şimdiki grafiğimizde bunun önemini daha iyi anlıyoruz. Mayıs 2023 tarihinde BIST-100 Endeksi dolar cinsinden zirvesini bulmuştu. O tarihte Türk Lirası olarak karşılığı 933.98’di. Altının gram fiyatı ise 83 lira 60 kuruştu. Günümüzde ise BIST-100 Endeksi 10,000’i aşarak %978.74’lük bir yükseliş gerçekleştirmesine karşın, getirisi enflasyonun altında kaldı. Altının fiyatı ise %3,490’lık bir yükseliş ile 3000 Türk Lirasını aştı. Yani altın, yatırımcılarını sırf Türkiye’deki enflasyona karşı değil ABD enflasyonuna karşı da korumuş oldu. BIST-100 Endeksi ile aralarında oluşan büyük açıklığı görüyorsunuz.

Bu dönemde dünya borsaları ise önemli getiriler sağladılar. Yani Türk Borsası gibi yatırımcılarını üzmediler. Şimdiki grafikte Dow Jones Endeksi ile BIST-100 Endeksini karşılaştırarak bunu görüyoruz. 2003 Mart’ından itibaren oluşturulmuş, logaritmik ölçek kullanılmış, dolar cinsinden bir grafik bu.

2003 Mart’ı dünya borsalarının tamamının yükselmeye başladığı bir tarih. Mavi renkle gösterilen Türk borsası yalnızca dört buçuk sene içerisinde 500 dolarlık seviyeye dayanarak zirvesine tırmanıyor ve getiri anlamında Dow Jones’u çok aşıyor.

Devamında Türkiye’yi teğet geçtiği söylenen 2008 Krizi’nin etkilerini görüyorsunuz. Bu tarihten sonra ABD, krize karşı çare olarak dolar basımını artırıyor. Tüm piyasalara dolar pompalıyorlar. Biz de nasipleniyoruz ve BIST-100 Endeksi yeniden 500 doları buluyor.

Ancak sonrasında izliyorsunuz, özellikle 2013 yılından itibaren Türkiye ekonomisi bozuluyor ve bu durumun bir yansıması olarak Türk Borsası da geriliyor. Dow Jones ise mükemmel bir tırmanış içerisinde. Ve kazançları dolar cinsinden unutmayın. Yaklaşık 8,000’den 48,000’e, altı katlık bir yükseliş. Gerçekten mükemmel.

Peki Dow Jones Endeksi bu getiriyi sağlarken altın ne yaptı? Şimdi bu grafiğe bakalım. Karşınızda 1972 başından itibaren oluşturulmuş ve logaritmik ölçek kullanılmış Dow Jones ve Ons Altın grafiği. Bu grafik her ikisinin geleceğini de öngörmek açısından önemli.


Siyah ons altını, mavi Dow Jones Endeksini gösteriyor. Yeşil renkli dairelere dikkat edin.

Birinci daire Eylül 1980’de gerçekleşmiş. Altın Dow Endeksi’ne göre 6.80 kat daha iyi getiri sağlamış bu dönemde.

İkinci daire Aralık 1994. Altın geriliyor, Dow Jones Endeksi yükseliyor ve her ikisinin getirisi birbirine eşitleniyor.

Üçüncü daire Ocak 2000. Altın gerilemesini, Dow Jones yükseliş ivmelerini hızlandırıyorlar ve Dow Jones Endeksi’nin getirisi altının getirisinin 4.15 kat üzerine çıkıyor.

Altın yatırımcısının buradan çıkarması gereken bir ders var. Yükseliş hiçbir zaman sürekli olmaz. Belirli zamanlarda iyi getiri sağlanıldığında satış yaparak diğer yatırım araçlarına geçmek önemli. Nitekim görüyoruz, 1980-2000 arası yirmi yıllık dönemde altın yatırımcısına zarar ettirmiş. Hem süre uzun hem de zarar miktarı hayli yüksek. Sepet oluşturmanın önemini burada bir kez daha görüyoruz. Oluşturduğunuz sepetin ağırlıklarını değiştirebilirsiniz ancak asla tek bir yatırım aracına bağlanmayın.

Aralık 2008 tarihindeki dördüncü yeşil dairemizde altın ve Dow Jones Endeksi getirileri bir kez daha birbirlerine eşitleniyorlar. Sonrasında ise Dow Jones Endeksi’nin getirisi altını aşıyor. Günümüzde aralarındaki fark 1.62 kat seviyesinde. Yeni Dow Jones Endeksi altına göre 1.62 kat daha iyi getiri sağlamış durumda.

Altın fiyatıyla ilgili ilk tahminimi burada yapıyorum. Yakın gelecekte siyah renkli altının getirisinin mavi renkli Dow Jones Endeksi getirisinin en az 1.5 kat üzerine çıkacağı düşüncesindeyim. Bu kapsamda Dow Jones 36binli seviyelere gerilerken altının fiyatı 5,500 doları bulabilir.


İkinci tahminim şu andaki grafiğimizde görülüyor. Bu grafik çok özel bir grafik. Burada altının getirisi, Dow Endeksi getirisine orantılanmış durumda. Bir önceki grafiğimize göre çok daha güzel bir resim sunuyor bize. Altın açısından Eylül 1980’deki zirve 1 ile ve Ocak 2000’deki dip nokta 3 ile işaretlenmiş durumda.

İlk tahminimi bir önceki grafikte 5.500 dolar ile yapmıştım. İkinci tahminim ise, biraz daha uzak gelecek için, altının getirisinin Dow Jones Endeksi getirisini iki kat aşabileceği şeklinde. Eğer bu gerçekleşirse, Dow Jones Endeksi 45.000 dolar seviyelerinde bulunurken altının ons fiyatı 9,000 doları bulabilecektir.

Bunu nasıl olup da iddia ediyorum? Bunu da sonraki grafiklerimiz üzerinden göreceğiz.


Bu kapsamda ilk grafiğimiz, 1972 başından itibaren logaritmik ölçeklendirilmiş ABD Enflasyonu düzeltmeli altın grafiğimiz. Düzeltme geriye doğru uygulanmış durumda. Dolayısıyla altının 1980 zirvesi 2,644’e ve 2011 senesindeki zirvesi de 2.695’e yükseliyor. 2000 tarihli dip noktası ise 465 dolar. Son 15 yıldır altının ons karşılığının 2,700 doları aşmaya çalıştığını izliyoruz.

2006’dan günümüze oluşturulan geniş ölçekli yeni grafiğimizde bu durum çok daha net görülebiliyor. Hem dip noktalar artık çok daha yukarıda hem de zirve artık çok daha yakından sıkıştırılıyor. Bir önceki dip nokta 1396, son dip nokta ise 1718’miş. 2700 dolar aşıldığında en kısa sürede 3.300 dolar seviyesine yükseliş yaşanacaktır.

UYARI

UYARI