Basılan ABD doları yani emisyon miktarı ile ABD Ulusal Borçları'nın altın fiyatlaması üzerinde doğrudan etkisi bulunmaktadır.
Dolar emisyonu, yani basılan dolar miktarı Nisan 2022 tarihinde 21.72 trilyon dolar ile zirve yapmıştı. Pandemiyle başlayan süreç yüksek enflasyona neden olunca FED faiz yükselterek dünyaya yayılmış dolar mevcudunun 1 trilyon dolarlık kısmını geri çekti. Ve Ekim 2023 tarihinde dolar emisyonu 20.69 trilyon dolara geriledi.
Bu tarihin
ardından emisyon hacmi yeniden artmaya başladı ve artık neredeyse Nisan 2022
tarihindeki emisyon miktarına geri dönüldü. Aralık 2024 sonundaki emisyon
tutarı 21.53 trilyon dolar seviyesindeydi.
Dolar
emisyonu ile altın fiyatı arasında doğrudan bir ilişki var. Piyasa hareketlerinden
bağımsız olarak, emisyon arttığında altın fiyatı –ortalamalar olarak- yaklaşık
aynı oranlarda yükseliyor.
Hele bir
de altın fiyatını piyasa hareketleri de destekliyorsa, bu durumda altının dolar
emisyonuna oranı da yükseliyor. Bu oranın gösterildiği grafik incelemesi altın
fiyatını tahmin etmek açısından son derece önemli.
Gördüğünüz
gibi günümüzde altın fiyatı ABD emisyon hacminin 0.136 seviyesinde. Altın
yükseldiğinde bu oran da yükseliyor. Bu paralelde 2011 Eylül’ünde görülen 0.200
seviyesinin tekrar görüleceği düşüncesindeyim.
Hatta daha
ileri bir tarih için değerlendirildiğinde, 0.300 ila 0.400 aralığına da
yükseliş yaşanabilir. İlk grafik 2000 tarihi sonrasını gösteriyordu. Bu
grafiğin başlangıç tarihi ise 1978.
Altın
fiyatları açısından bir diğer önemli gösterge ABD Ulusal Borçlarının seviyesi. Tıpkı
emisyon hacmi gibi bu da önemli bir veri paketini oluşturuyor. Günümüzde ABD
ulusal borçları, dolar emisyonunun da çok üzerinde bir rakam olan 36.22 trilyon
dolar seviyesinde.
ABD Ulusal
Borçları ile altın fiyatı arasında da, emisyon miktarına benzer bir bağıntı söz
konusu ancak bazı dönemler biri, bazı dönemlerde de diğeri daha yüksek
seviyelerde bulunabiliyor.
Tablodan
son elli beş yıllık seyri izliyorsunuz. En son sütundaki Altın/Borç Oranı’na
dikkat ediniz. 1980 yılında 1.32 ile dip seviyeye erişilmiş. Yani bu tarihte
altın fiyatı ABD Ulusal Borçları karşısında zirvesine tırmanmış. 2000 yılına
gelindiğinde ise 20.40 seviyesine ulaşıldığını izliyoruz, yani altın yeni
milenyumun başlangıcında çok ucuz bir meta durumundaymış.
Altın/Borç
Oranı’nın yükselmesi altın fiyatının ucuzladığı, gerilemesi ise pahalılaştığı anlamına
geliyor. Günümüzde 12.45 seviyesindeyiz. İki yıl öncesine göre altının
değerlendiği kesin ancak hala Altın/Borç Oranı yüksek seviyesini koruyor.
Dolayısıyla önümüzde hala geniş bir alan olduğu söylenebilir.
Bu
kapsamda 2027 yılı sonuna dönük ek tahminlerde bulunarak bitiriyorum. Bunları son
üç satırda görüyorsunuz.
Eğer 2027
senesi bitiminde altının ABD ulusal borçlarına oranı %10 seviyesine gerilemiş
olursa, bunun anlamı altın fiyatı için en az 5.270 dolarlık bir fiyat anlamına
gelecektir. Hele ki bu oran %7.5’a gerilerse bu durumda altının ons fiyatı
7.027’ye, oranın %5’e gerilemesi durumda ise altının ons fiyatı 10.540 dolara
yükselecektir.
Bu
rakamlar tahmin etmenin ötesinde birer şartlı önerme durumundadır. Eğer bu
olursa, sonuç bu olur şeklinde.
Görüşmek üzere. Sevgiler…









