Dolar Arzı ve ABD Ulusal Borcunun Altın Fiyatına Etkisi
Bu bölümde, basılan ABD doları yani emisyon miktarı ile ABD Ulusal Borçlarının altın fiyatlaması üzerindeki etkilerini inceleyeceğiz.
Şimdiki grafiğimizde dolar arzının son yetmiş yıllık resmini görüyoruz. 1995 ve özellikle 2008 sonrasında ivmenin nasıl arttığı çok net izlenebiliyor. Para arzındaki son gerileme de uzun soluklu olamayacaktır.
Bu
grafikte, dolar arzına göre altın fiyatının seviyesi karşılaştırılıyor.
2012’den itibaren oluşturulmuş bir grafik. Oranın düşüklüğü, altının yükselişi
önünde fırsat olduğunu gösteriyor. 2013 Eylül’ünden itibaren yukarıya bir ivme
yakalanmış durumda ancak daha önünde hayli mesafe bulunabilir.
Nitekim
1950 yılı başından itibaren oluşturulmuş grafiğe baktığımızda bunu çok daha iyi
görebiliyoruz. Altın fiyatının dolar emisyonuna oranı hala dip noktalara yakın
sayılır.
Altın
fiyatları açısından bir diğer önemli gösterge de ABD Ulusal Borçlarının
seviyesi. Pandemi başlangıcında yine burada da büyük bir artış gerçekleşmiş.
ABD yalnız dolar basmakla yetinmiyor, bu etkiyi ikiye katlayacak şekilde büyük
oranlarda borçlanıyor da. ABD, büyüklük açısından dünyanın en borçlu ülkesi,
GSMH’ya olan oranı açısından da dünyanın en borçlu ülkelerinden birisi.
Son
tablomuzda bu durumun altın ile olan ilişkisini görüyoruz. Altın fiyatı ile ABD
ulusal borçları arasında bir bağlantı söz konusu. Altın/Borç oranının
yükselmesi altın fiyatının ucuzladığı, gerilemesi ise pahalılaştığı anlamına
geliyor. 1980 yılında 1.32’lik oran ile altının ne kadar pahalı olduğunu
görüyoruz. 2000 yılına gelindiğinde ise 20.40 seviyesine ulaşılmış, yani altın
çok ucuzlamış. Günümüzde ise 13.76 seviyesindeyiz. 2007 yılına dönük
tahminlerimi son üç satırda görüyorsunuz.
Altının
ABD Ulusal Borçlarına oranı 10 seviyesine gerilediğinde bunun anlamı altın
fiyatının en az 4.918 dolara yükselmesi olacaktır. Hele ki bu oran 7.5’a
gerilerse altının ons fiyatı 6.558’e, oranın %5’e gerilemesi durumda ise 9.837
dolara yükselecektir.





