dolar arzı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dolar arzı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2025 Cumartesi

ABD Dolar Bastığında ve Borçlandığında "Altın" Fiyatı Nasıl Etkilenir?

 

Dolar Arzı ve ABD Ulusal Borcunun Altın Fiyatına Etkisi

Bu bölümde, basılan ABD doları yani emisyon miktarı ile ABD Ulusal Borçlarının altın fiyatlaması üzerindeki etkilerini inceleyeceğiz.


Şimdiki grafiğimizde dolar arzının son yetmiş yıllık resmini görüyoruz. 1995 ve özellikle 2008 sonrasında ivmenin nasıl arttığı çok net izlenebiliyor. Para arzındaki son gerileme de uzun soluklu olamayacaktır.


Bu grafikte, dolar arzına göre altın fiyatının seviyesi karşılaştırılıyor. 2012’den itibaren oluşturulmuş bir grafik. Oranın düşüklüğü, altının yükselişi önünde fırsat olduğunu gösteriyor. 2013 Eylül’ünden itibaren yukarıya bir ivme yakalanmış durumda ancak daha önünde hayli mesafe bulunabilir.


Nitekim 1950 yılı başından itibaren oluşturulmuş grafiğe baktığımızda bunu çok daha iyi görebiliyoruz. Altın fiyatının dolar emisyonuna oranı hala dip noktalara yakın sayılır.


Altın fiyatları açısından bir diğer önemli gösterge de ABD Ulusal Borçlarının seviyesi. Pandemi başlangıcında yine burada da büyük bir artış gerçekleşmiş. ABD yalnız dolar basmakla yetinmiyor, bu etkiyi ikiye katlayacak şekilde büyük oranlarda borçlanıyor da. ABD, büyüklük açısından dünyanın en borçlu ülkesi, GSMH’ya olan oranı açısından da dünyanın en borçlu ülkelerinden birisi.


Son tablomuzda bu durumun altın ile olan ilişkisini görüyoruz. Altın fiyatı ile ABD ulusal borçları arasında bir bağlantı söz konusu. Altın/Borç oranının yükselmesi altın fiyatının ucuzladığı, gerilemesi ise pahalılaştığı anlamına geliyor. 1980 yılında 1.32’lik oran ile altının ne kadar pahalı olduğunu görüyoruz. 2000 yılına gelindiğinde ise 20.40 seviyesine ulaşılmış, yani altın çok ucuzlamış. Günümüzde ise 13.76 seviyesindeyiz. 2007 yılına dönük tahminlerimi son üç satırda görüyorsunuz.

Altının ABD Ulusal Borçlarına oranı 10 seviyesine gerilediğinde bunun anlamı altın fiyatının en az 4.918 dolara yükselmesi olacaktır. Hele ki bu oran 7.5’a gerilerse altının ons fiyatı 6.558’e, oranın %5’e gerilemesi durumda ise 9.837 dolara yükselecektir.

Enflasyonla Savaşın Yolu Faiz Düşürmek mi Yoksa Faiz Artırmak mı?

 


Enflasyonun Sebebi Ne Faiz Ne Döviz Artışı


Bu grafiğimizde 2015 başından günümüze dolar arzındaki gelişmeyi görüyoruz. 2020 pandemisindeki sıçramayı fark etmiş olmalısınız. Sonra enflasyon azıyor ve 2022 sonrasında enflasyonla savaş için, faiz yükselterek fazladan basılmış dolarları geri çekiyorlar.

Yani bizde yapıldığı gibi enflasyonla savaş için faizi düşürmüyor tam tersine artırıyorlar ve para basmıyor tam tersine piyasada mevcut para miktarını azaltıyorlar.

“Faiz sebep enflasyon sonuç” denilerek öylesine büyük bir hata yapıldı ki, bunun acısını daha uzun yıllar boyunca çekeceğiz. Günümüzde uygulanan ekonomik politika ise “döviz artışı sebep enflasyon sonuç” yöntemidir. Ve en az ilki kadar yanlıştır. Bu nedenle ekonomi düzelmeyecektir. İnsanların alım güçleri bu nedenle gerilemeye devam edecektir.

Enflasyonla savaş yöntemi olarak eğer faiz artışı birinci silahsa, ikinci silah da dövizin enflasyonla paralel yükselişine izin verilmesidir. İki silahı aynı anda çekmelisiniz. İki ayağınızla birlikte koşmalısınız. Tek ayakla sıçrayarak bir yere varamaz, eninde sonunda tökezler, bir engele yani bir ekonomik krize takılır, yuvarlanır kalırsınız.

Mevcut ekonomik politikalar daha iyi değil daha kötü günleri çağırmaktadır.

UYARI

UYARI