alım gücü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alım gücü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2025 Cuma

Dış Güçler - Nas Oranı

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "Faiz Sebep Enflasyon Netice" ekonomik politikasının uygulandığı aşağıdaki grafiğin 3 numaralı elips bölümünde, kötü sonuçları görülmesine karşın seçim tarihi olan Haziran 2023’e kadar faizler -hiçbir maddi gerçeklikle bağdaşmayacak şekilde- çok sert düşürüldü.

Faizlerdeki bu hızlı ve yapay düşüşün enflasyon ve dolar fiyatı üzerindeki etkileri korkunç oldu.

"Faiz Sebep Enflasyon Netice" politikasının ilk olarak uygulandığı Berat Albayrak'ın Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde 128 milyar dolarlık Merkez Bankası döviz rezervleri kullanılmış ancak faizlerin yapay düşürülme yöntemi yine de başarısız olmuştu.

Buna karşın aynı yöntem bir kez daha uygulamaya konuldu. Bu ikinci dönemde Merkez Bankası rezervleri de yetersiz olduğu için büyük bir ekonomik yıkım yaşandı ve toplumun üst %3-5'lik dilimi haricinde tüm kesimler çok korkunç alım gücü kayıplarıyla karşılaştılar.

Ekonomideki yanlış ve kötü yönetimin, enflasyonun, döviz artışının ve alım gücü kayıplarının nedeninin dış güçler olduğunu, muhalefet olduğunu, uzaylılar olduğunu (hatta pahalılığın Allah’tan geldiğini söyleyenler olmuştu, biliyorsunuz) ya da (bu pahalılığın nedeninin) İmamoğlu olduğunu söyleyenlere yukarıdaki grafiği göstermek belki bir işe yarayabilir. Hala gerçeği kavramıyor ya da inatla kabul etmiyorlarsa, bu durumda yapılabilecek pek de bir şey kalmıyor demektir.

Haziran 2023 seçimlerden sonra yapılan ilk iş, sanki Türk ekonomisindeki açmazın sorumlusu onlarmış gibi, Merkez Bankası Başkanı ve Maliye Bakanı’nın değiştirilmesi oldu.

Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin beşinci yılındaki beşinci Maliye Bakanı olarak göreve başladı. Onu beşinci yıldaki beşinci Merkez Bankası Başkanı olarak Hafize Gaye Erkan’ın atanması izledi. Sekiz ay sonrasında Merkez Bankası Başkanı bir kez daha değişecek, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin beş buçuğuncu yılındaki altıncı Merkez Bankası Başkanlığı’na Fatih Karahan atanacaktı.

Öyle görülüyordu ki, ekonominin kötü idaresinden herkes sorumluydu; bir kişi hariç.


18 Ocak 2025 Cumartesi

Enflasyonla Savaşın Yolu Faiz Düşürmek mi Yoksa Faiz Artırmak mı?

 


Enflasyonun Sebebi Ne Faiz Ne Döviz Artışı


Bu grafiğimizde 2015 başından günümüze dolar arzındaki gelişmeyi görüyoruz. 2020 pandemisindeki sıçramayı fark etmiş olmalısınız. Sonra enflasyon azıyor ve 2022 sonrasında enflasyonla savaş için, faiz yükselterek fazladan basılmış dolarları geri çekiyorlar.

Yani bizde yapıldığı gibi enflasyonla savaş için faizi düşürmüyor tam tersine artırıyorlar ve para basmıyor tam tersine piyasada mevcut para miktarını azaltıyorlar.

“Faiz sebep enflasyon sonuç” denilerek öylesine büyük bir hata yapıldı ki, bunun acısını daha uzun yıllar boyunca çekeceğiz. Günümüzde uygulanan ekonomik politika ise “döviz artışı sebep enflasyon sonuç” yöntemidir. Ve en az ilki kadar yanlıştır. Bu nedenle ekonomi düzelmeyecektir. İnsanların alım güçleri bu nedenle gerilemeye devam edecektir.

Enflasyonla savaş yöntemi olarak eğer faiz artışı birinci silahsa, ikinci silah da dövizin enflasyonla paralel yükselişine izin verilmesidir. İki silahı aynı anda çekmelisiniz. İki ayağınızla birlikte koşmalısınız. Tek ayakla sıçrayarak bir yere varamaz, eninde sonunda tökezler, bir engele yani bir ekonomik krize takılır, yuvarlanır kalırsınız.

Mevcut ekonomik politikalar daha iyi değil daha kötü günleri çağırmaktadır.

UYARI

UYARI