faiz sebep enflasyon sonuç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
faiz sebep enflasyon sonuç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2025 Cuma

Faiz mi Krizden, Kriz mi Faizden Çıkar - Nas Oranı

Aşağıdaki grafikte 2 numaralı elips içerisinde bulunan bölüm tarihimizdeki ilk "faiz sebep enflasyon netice" politikasının uygulandığı dönemdi. Berat Albayrak'ın Hazine ve Maliye Bakanı olduğu bu dönemde yürürlükteki ekonomik politikayı desteklemek uğruna 128 milyar dolarlık döviz rezervi satışı yapılmış ancak sonuçta başarılı olunamadığı görülmüştü.

Buna karşın yalnızca bir yıl sonrasında, 3 numaralı elips içerisindeki bölümde tarihimizdeki ikinci “faiz sebep enflasyon netice” politikasının uygulanmasına başladı. MB politika faizi 24 Eylül 2021’de bir puan, 22 Ekim’de iki puan, 19 Kasım tarihinde bir puan daha düşürüldü. Açık arttırma gibiydi doğrusu. MB faizi artık %15’di.

Ortada fol yok, yumurta yoktu. Ne oluyordu?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin henüz üçüncü yılı içerisindeydik. MB Başkanlık koltuğunda dördüncü başkan, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda ise üçüncü bakan oturuyordu. Maşallahtı doğrusu. Koltuklara layık insan bulma sıkıntısı çekilmiyordu.

Bir süredir Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından şu söylemler dile getiriliyordu: “Bunların kafası basmaz. Ben ekonomistim. Faiz sebeptir, enflasyon neticedir. Faizi savunanlar kusura bakmasın, ben faizi savunanla beraber olmam, olamam. Faizle mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim. Şunu bir defa bilmemiz lâzım. Bu konuda nass ortada. Nass ortada olduğuna göre, sana bana ne oluyor?”

Yoksa hem fol hem yumurta var, biz mi görmüyorduk.

Nitekim faiz düşürülüyor, o düştükçe –artık yeterince MB rezervi de bulunmadığı için- hem dolar hem enflasyon fırlıyordu. 30 Kasım tarihine gelindiğinde dolar fiyatı son bir buçuk ay içerisinde %60’lık artışla 8.42’den 13.47’ye, enflasyon ise %21.3’e yükselmişti.

Bir gün ertesinde, 1 Aralık 2021 tarihinde, dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan görevden affını istedi. Hemen affedildi ve yerine üçüncü yıldaki dördüncü Hazine ve Maliye Bakanı olarak Nureddin Nebati atandı. Henüz Ortodoks politikalardan epistomolojik kopuş tam olarak başlamamış, yer kapma yarışı yaşanmamıştı fakat düşük faiz politikasının devam edeceği anlaşılmıştı.

17 Aralık 2021 tarihinde MB, faizi %14’e düşürdü.

Yine birileri içeriden haber almış, tıpkı faizlerin düşürülmeye başladığı ilk tarih olan 24 Eylül’ün on gün öncesinden başlayan döviz alımları gibi, bu sefer de 7 Aralık tarihinden itibaren döviz toplanmaya başlamıştı. 17 Aralık günü dolar en yüksek 17.16 seviyesini gördü. On günde %28’lik bir artış daha anlamına geliyordu bu.

Dövizin yükselişi 20 Aralık Pazartesi günü de sürdü. Dolar en yüksek 18.3674’ü gördü. Günün gecesinde, Kur Korumalı Mevduat Sistemi’ne geçildi.

Aslında dolar zaten yükselmişti yükseleceği kadar. Bu saatten sonra kur korumalıya geçsen ne olurdu, geçmesen ne olurdu?

Voliyi vuranlar vurdu. Satışa geçtiler, bir voli de oradan vurdular. Durum oldu, 2-0. Vatandaşspor gol üstüne gol yiyordu. Ve daha bunlar henüz başlangıçtı.


18 Ocak 2025 Cumartesi

Enflasyonla Savaşın Yolu Faiz Düşürmek mi Yoksa Faiz Artırmak mı?

 


Enflasyonun Sebebi Ne Faiz Ne Döviz Artışı


Bu grafiğimizde 2015 başından günümüze dolar arzındaki gelişmeyi görüyoruz. 2020 pandemisindeki sıçramayı fark etmiş olmalısınız. Sonra enflasyon azıyor ve 2022 sonrasında enflasyonla savaş için, faiz yükselterek fazladan basılmış dolarları geri çekiyorlar.

Yani bizde yapıldığı gibi enflasyonla savaş için faizi düşürmüyor tam tersine artırıyorlar ve para basmıyor tam tersine piyasada mevcut para miktarını azaltıyorlar.

“Faiz sebep enflasyon sonuç” denilerek öylesine büyük bir hata yapıldı ki, bunun acısını daha uzun yıllar boyunca çekeceğiz. Günümüzde uygulanan ekonomik politika ise “döviz artışı sebep enflasyon sonuç” yöntemidir. Ve en az ilki kadar yanlıştır. Bu nedenle ekonomi düzelmeyecektir. İnsanların alım güçleri bu nedenle gerilemeye devam edecektir.

Enflasyonla savaş yöntemi olarak eğer faiz artışı birinci silahsa, ikinci silah da dövizin enflasyonla paralel yükselişine izin verilmesidir. İki silahı aynı anda çekmelisiniz. İki ayağınızla birlikte koşmalısınız. Tek ayakla sıçrayarak bir yere varamaz, eninde sonunda tökezler, bir engele yani bir ekonomik krize takılır, yuvarlanır kalırsınız.

Mevcut ekonomik politikalar daha iyi değil daha kötü günleri çağırmaktadır.

UYARI

UYARI