Nas
Suresi, Kur’an’ın 114. ve son suresi, iniş sırasına göre ise 21. suresi olup
altı ayetten oluşmaktadır. Buradaki kapsamıyla nas, insanlar anlamına
gelir.
İslam
fıkıhında ise nas, Kur’an’da yer alan ayetler ile peygamber sözü olan
hadislerin genel adına verilen bir isim. Yani böyle düşününce Kur’an ayetleri
“nas”ın bir alt bölümü oluyor. Peygamber sözünün ya da davranışlarının ayetler
ile eşitlenmesini doğru bulmadığımı burada ifade edeyim.
Neyse…
Konumuz faiz ve nas ilişkisi. İslam’ın faizi (yani paradan para kazanmayı),
gararı (yani risk almadan ya da bir anlaşmada örtük maddelerle haksız kazanca
yol açacak şekilde para kazanmayı) ve ticarette aldatmayı yasakladığını
biliyoruz. Fakat İslam dünyası nedense hep faizi konuşuyor; işin aldatma ve garar
kısmı ise hep gani.
Faizi de
yanlış konuşuyorlar. İslami hükümleri çağdaş dünyanın gereklerine göre yorumlamaya
çalışan pek çok ilahiyatçı, Hazreti Muhammed döneminde yasaklanan riba ile günümüzdeki
faizin birbirine denk olmadığını söylüyor. Bu alimlere göre Kur’an o dönemde
bilinmeyen banka faizlerini değil tefeciliği yasaklamaktadır.
Hele
bizimki gibi yüksek enflasyon ülkelerinde, enflasyona denk ya da o civarlardaki
faizin haram olduğunu söylemek akıl dışılığa sapmaktır. İslam’ın akıl ve mantık
dini olduğu söylenip durur. Öyleyse gereğince hareket edilmeli ve yeni
kavramlardan korkulmamalıdır.
Bu
kapsamda sizlere Doğal Faiz Aralığı ve Nas Oranı kavramlarını tanıtmak
istiyorum.
Grafiğimize
dikkat ediniz. Mavi renkli alttaki eğri bir ülkenin enflasyon oranından büyüme
oranının çıkarılması ile oluşturulurken, üstteki eğri ise enflasyon oranına
büyüme oranının eklenmesiyle oluşturuluyor. Bu iki eğrinin ortasındaki alan
Doğal Faiz Aralığı’nı gösteriyor.
İşte bu
Doğal Faiz Aralığı içerisinde yer alan her faiz oranı, Nas Oranı olarak kabul
edilebilir. Riba anlamındaki faiz, Doğal Faiz Aralığı’nın üzerinde faiz almak,
yani Pozitif Faiz Bölgesi’nde bulunmaktır. Ve evet, inancınıza göre eğer faiz
almak günahsa, Pozitif Faiz Bölgesine isabet eden oranda faiz almayacaksınız.
Fakat
dikkat ediniz, Negatif Faiz Bölgesi’nde bulunmak da faiz vermek anlamına
gelmektedir; yani en az Pozitif Faiz Bölgesi’nde bulunup faiz almak kadar,
Negatif Faiz Bölgesi’nde bulunup faiz vermek de günahtır.
Grafiğimizden
hareket ederek konuyu biraz açalım: Doğal Faiz Aralığı’nın alt ve üst bantlarının
15-20 aralığında bulunduğunu varsayın. Eğer %22 faiz alırsanız riba kapsamına
girersiniz. Yok eğer banka mudisine Doğal Faiz Aralığı’nın altında kalacak
şekilde yüzde 12 faiz veriyorsa, bu durumda banka mudiye değil mudi bankaya
faiz veriyor anlamına gelir. Yani böyle bir uygulamada mudinin değil bankanın
faiz kazancı bulunuyor demektir.
İnançlı
birey için bunun anlamı faiz alarak değil faiz vererek günah işliyor olduğudur.
Günah işlemek istemeyenler Doğal Faiz Aralığı'nda kalmalı yani Nas Oranı'nı
tutturmalıdır. Yüksek faizi kabul etmiyorsanız, Nas Oranı’nın altındaki faizi
de kabul etmeyeceksiniz.
Çünkü Nas
Oranı faiz değildir, günah değildir fakat sıfır da değildir.
Elbette
Doğal Faiz Aralığı belirlenirken, geçmişin verileriyle yetinmek doğru bir
yaklaşım olmaz. İçinde geleceğe dönük projeksiyonların da yer aldığı bileşkesel
bir formülasyonun gerekliliği kesindir. Hesaplama yapılırken verilerin yarısı
geçmiş gerçekleşmelerden diğer yarısı gelecek tahminlerinden oluşturulmalıdır.
Vade sonunda gerçekleşmeler doğrultusunda, eğer anlaşma bu yöndeyse ve gerekirse
ek düzenlemeler yapılabilir.
Peki,
Türkiye uyguladığı faiz politikasıyla Doğal Faiz Aralığı’nı tutturabiliyor mu,
Nas Oranı’nı sağlıyor mu, bir de buna bakalım.
Grafiğimiz
2017 Ocak ayından günümüze olan durumu gösteriyor. 1 rakamı ile belirtilen
Haziran 2018 sonrası dönemde MB faizlerinin yükseltilmesi, doğal faiz
aralığında kalınması açısından doğru bir hareketmiş. Ancak 2 rakamı ile
belirtilen bölgede görüyoruz ki, faizlerin düşürülmesinde geç kalınmış. Tabi bu
dönemde MB rezervlerinin yakıldığı yapay bir etki söz konusuydu; dolayısıyla
“geç kalındı” şeklinde bir ifade burada doğru olmayabilir.
Ancak ben
zaten dikkatinizi 3 rakamı ile belirtilen son bölüme çekmek istiyorum. Yeşil
renkle gösterilen faizlerin kırmızı renkle gösterilen Doğal Faiz Aralığı’nın,
dolayısıyla Nas Oranı’nın ne kadar aşağısında kaldığını görüyorsunuz değil mi?
Uygulanan faiz politikasının yanlışlığı buradan da çok net anlaşılabiliyor.
Grafikte
son yedi aydır Doğal Faiz Aralığı’na yetişildiği görülüyor. Ancak unutmayın,
buradaki veriler TÜİK’in düşük açıklanan enflasyon verilerine dayanıyor. Bir de
bu grafiği ENAG verileriyle ya da daha gerçekçi verilerle oluşturduğumuzda,
aslında faizlerin hala düşük seviyelerde bulunduğu görülecektir.



