TÜİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TÜİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2025 Salı

Doların Gerçek Türk Lirası Değeri - $GD₺ - Mart 2025

Doların Türk Lirası değerinin belirlenmesinde artan parasal ve mali basınç sonsuza dek kontrol edilemez.

Doların Gerçek Türk Lirası Değeri’ni incelediğimiz grafiklerimiz ile başlayalım. Bu hesaplama yönteminde, ABD ve Türkiye’nin büyüme ve enflasyon rakamları, farklı baz tarihlerinin bir kombinasyonu şeklinde karşılaştırılmaktadır.

İlk grafiğimiz -eğer itimat ediyorsanız- TÜİK enflasyon verileriyle oluşturuldu. Günümüzde Doların Piyasadaki Türk Lirası Değeri 36.55 TL civarında seyrediyor. Doların Gerçek Türk Lirası Değeri ise -TÜİK enflasyon verileriyle bakıldığında- yalnızca 24.0144 Türk Lirası çıkıyor. Yani TÜİK’e göre doların piyasa değeri, gerçek değerinden %52 daha pahalı durumdadır.

Yaşadığımız hayatın gerçekleriyle düşündüğümüzde bence az önceki grafik Doların Gerçek Türk Lirası Değeri’ni değil tam tersine TÜİK’in enflasyon verilerini ne kadar hatalı ve düşük açıkladığının kesin kanıtını vermektedir. Yani, TÜİK mahkemesi hala devam ediyor bildiğim kadarıyla, burada delil olarak kullanılabilir.

2022 yılının Temmuz ayında Dolar’ın piyasa değeri, gerçek değerinin %105 üzerine çıkmıştı. Benzeri bir kaybın yaşanması durumunda, yine TÜİK verileriyle, doların fırlayabileceği maksimum değer 49.2183 olarak belirmektedir.

İkinci grafiğimiz ENAG enflasyon verileriyle oluşturuldu. İlk grafikte mavi renk ile gösterilen piyasa değeri, kırmızı renkli gerçek değerin %52 üzerinde bulunuyordu. Burada ise Piyasa Değeri’nin Gerçek Değer karşısında rekor gerileme içerisinde olduğunu görüyoruz. Aralarında tam olarak %122’lik fark var.

Yani ENAG verilerine göre Doların Gerçek Değeri 81.12 Türk Lirası. Bu değer Türk ekonomisinin iyi durumda olduğu Temmuz 2008 tarihindeki -%70’lik orana karşılık gelen değerden bile çok daha büyük bir farka işaret ediyor. Yani ENAG verileri açısından Türk Lirası, tarihinde hiç olmadığı kadar aşırı değerli bir seviyeye taşınmış durumdadır. Bir diğer deyişle Dolar, Türk Lirası karşısında aşırı ucuzdur. Üretici, ihracatçı, sanayici ve turizmcilerin rahatsızlıklarının temel nedeni paritedeki bu çarpıklıktan kaynaklanmaktadır.

Bazılarınız biliyorum TÜİK’in verilerini az bulmakla beraber, ENAG verilerini de yüksek buluyorsunuz. Bu nedenle kısaca İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Planlama Ajansı’nın, yani ITO ve IPA’nın enflasyon verileriyle oluşturulan grafiklere bakacak, daha sonra bunların ortalamalarının alındığı bir tabloyla Gerçek Dolar Değeri Aralığı’nı belirlemiş olacağız.

Ülkenin istatistik kurumuna güven duyamamak, gerçekten insanın kendisini kötü hissetmesine neden olan son derece üzüntü verici bir durum. Ücretliler olarak maaşlarımızda bunun reel etkilerini görüyor; ekonomik çıkarımlar yapmak, tablo ve grafikler oluşturmak noktasında da büyük sıkıntı çekiyoruz.

ITO verileri TÜİK verileriyle paralellik gösteriyor. Bu kapsamda, tıpkı TÜİK grafiğinde olduğu gibi, burada da -aradaki fark daha az olmakla birlikte- mavi renkli piyasa değeri, kırmızı renkli gerçek değerin %14 üzerinde bulunuyor. ITO’ya göre Doların Gerçek Değeri 31.94 Türk Lirası. Kasım 2021’deki gibi bir tırmanma yaşanması durumunda görülebilecek Maksimum Dolar Değeri ise 65.64 Türk Lirası.

İstanbul Planlama Ajansı, yani IPA’nın verileri baz alınarak hesaplama yapıldığında, Doların Gerçek Değeri olarak karşımıza 40.79 Türk Liralık bir değer çıkıyor. Buna göre güncel piyasa değeri gerçek değerin %12 aşağısında bulunmaktadır.

Kasım 2021 tarihinde, IPA verileri doğrultusunda, dolar fiyatında %90’lık bir pozitif değerlenme yaşamıştı. Bu seviyenin günümüzde tekrarı durumunda, Doların Maksimum Değeri olarak 77.39 Türk Liralık bir fiyatlama ile karşılaşılabileceğini görüyoruz.

Bu veri bolluğu karşısında belki de en iyisi, hepsinin ortalamaları alarak buna göre bir çıkarım yapmak. Ekranınızdaki tabloda bunu izliyorsunuz. Doların piyasa değeri günümüzde 36.55 Türk Lirası civarında. Ortalamalar cinsinden bakıldığında Doların Gerçek Değeri 44.47 Türk Lirası ve maksimum değeri de 85.53 Türk Lirası çıkıyor. Dolayısıyla bu iki değer arasındaki bir seviyeyi, doların hedef fiyatı olarak düşünebilirsiniz.


Doğal Faiz Aralığı ve Nas Oranı

Nas Suresi, Kur’an’ın 114. ve son suresi, iniş sırasına göre ise 21. suresi olup altı ayetten oluşmaktadır. Buradaki kapsamıyla nas, insanlar anlamına gelir.

İslam fıkıhında ise nas, Kur’an’da yer alan ayetler ile peygamber sözü olan hadislerin genel adına verilen bir isim. Yani böyle düşününce Kur’an ayetleri “nas”ın bir alt bölümü oluyor. Peygamber sözünün ya da davranışlarının ayetler ile eşitlenmesini doğru bulmadığımı burada ifade edeyim.

Neyse… Konumuz faiz ve nas ilişkisi. İslam’ın faizi (yani paradan para kazanmayı), gararı (yani risk almadan ya da bir anlaşmada örtük maddelerle haksız kazanca yol açacak şekilde para kazanmayı) ve ticarette aldatmayı yasakladığını biliyoruz. Fakat İslam dünyası nedense hep faizi konuşuyor; işin aldatma ve garar kısmı ise hep gani.

Faizi de yanlış konuşuyorlar. İslami hükümleri çağdaş dünyanın gereklerine göre yorumlamaya çalışan pek çok ilahiyatçı, Hazreti Muhammed döneminde yasaklanan riba ile günümüzdeki faizin birbirine denk olmadığını söylüyor. Bu alimlere göre Kur’an o dönemde bilinmeyen banka faizlerini değil tefeciliği yasaklamaktadır.

Hele bizimki gibi yüksek enflasyon ülkelerinde, enflasyona denk ya da o civarlardaki faizin haram olduğunu söylemek akıl dışılığa sapmaktır. İslam’ın akıl ve mantık dini olduğu söylenip durur. Öyleyse gereğince hareket edilmeli ve yeni kavramlardan korkulmamalıdır.

Bu kapsamda sizlere Doğal Faiz Aralığı ve Nas Oranı kavramlarını tanıtmak istiyorum.

Grafiğimize dikkat ediniz. Mavi renkli alttaki eğri bir ülkenin enflasyon oranından büyüme oranının çıkarılması ile oluşturulurken, üstteki eğri ise enflasyon oranına büyüme oranının eklenmesiyle oluşturuluyor. Bu iki eğrinin ortasındaki alan Doğal Faiz Aralığı’nı gösteriyor.

İşte bu Doğal Faiz Aralığı içerisinde yer alan her faiz oranı, Nas Oranı olarak kabul edilebilir. Riba anlamındaki faiz, Doğal Faiz Aralığı’nın üzerinde faiz almak, yani Pozitif Faiz Bölgesi’nde bulunmaktır. Ve evet, inancınıza göre eğer faiz almak günahsa, Pozitif Faiz Bölgesine isabet eden oranda faiz almayacaksınız.

Fakat dikkat ediniz, Negatif Faiz Bölgesi’nde bulunmak da faiz vermek anlamına gelmektedir; yani en az Pozitif Faiz Bölgesi’nde bulunup faiz almak kadar, Negatif Faiz Bölgesi’nde bulunup faiz vermek de günahtır.

Grafiğimizden hareket ederek konuyu biraz açalım: Doğal Faiz Aralığı’nın alt ve üst bantlarının 15-20 aralığında bulunduğunu varsayın. Eğer %22 faiz alırsanız riba kapsamına girersiniz. Yok eğer banka mudisine Doğal Faiz Aralığı’nın altında kalacak şekilde yüzde 12 faiz veriyorsa, bu durumda banka mudiye değil mudi bankaya faiz veriyor anlamına gelir. Yani böyle bir uygulamada mudinin değil bankanın faiz kazancı bulunuyor demektir.

İnançlı birey için bunun anlamı faiz alarak değil faiz vererek günah işliyor olduğudur. Günah işlemek istemeyenler Doğal Faiz Aralığı'nda kalmalı yani Nas Oranı'nı tutturmalıdır. Yüksek faizi kabul etmiyorsanız, Nas Oranı’nın altındaki faizi de kabul etmeyeceksiniz.

Çünkü Nas Oranı faiz değildir, günah değildir fakat sıfır da değildir.

Elbette Doğal Faiz Aralığı belirlenirken, geçmişin verileriyle yetinmek doğru bir yaklaşım olmaz. İçinde geleceğe dönük projeksiyonların da yer aldığı bileşkesel bir formülasyonun gerekliliği kesindir. Hesaplama yapılırken verilerin yarısı geçmiş gerçekleşmelerden diğer yarısı gelecek tahminlerinden oluşturulmalıdır. Vade sonunda gerçekleşmeler doğrultusunda, eğer anlaşma bu yöndeyse ve gerekirse ek düzenlemeler yapılabilir.

Peki, Türkiye uyguladığı faiz politikasıyla Doğal Faiz Aralığı’nı tutturabiliyor mu, Nas Oranı’nı sağlıyor mu, bir de buna bakalım.

Grafiğimiz 2017 Ocak ayından günümüze olan durumu gösteriyor. 1 rakamı ile belirtilen Haziran 2018 sonrası dönemde MB faizlerinin yükseltilmesi, doğal faiz aralığında kalınması açısından doğru bir hareketmiş. Ancak 2 rakamı ile belirtilen bölgede görüyoruz ki, faizlerin düşürülmesinde geç kalınmış. Tabi bu dönemde MB rezervlerinin yakıldığı yapay bir etki söz konusuydu; dolayısıyla “geç kalındı” şeklinde bir ifade burada doğru olmayabilir.

Ancak ben zaten dikkatinizi 3 rakamı ile belirtilen son bölüme çekmek istiyorum. Yeşil renkle gösterilen faizlerin kırmızı renkle gösterilen Doğal Faiz Aralığı’nın, dolayısıyla Nas Oranı’nın ne kadar aşağısında kaldığını görüyorsunuz değil mi? Uygulanan faiz politikasının yanlışlığı buradan da çok net anlaşılabiliyor.

Grafikte son yedi aydır Doğal Faiz Aralığı’na yetişildiği görülüyor. Ancak unutmayın, buradaki veriler TÜİK’in düşük açıklanan enflasyon verilerine dayanıyor. Bir de bu grafiği ENAG verileriyle ya da daha gerçekçi verilerle oluşturduğumuzda, aslında faizlerin hala düşük seviyelerde bulunduğu görülecektir.


22 Şubat 2025 Cumartesi

Doların Gerçek Parite Değeri - $GPD₺- Şubat 2025

Türkiye’de maalesef ekonomi iyi idare edilmediği gibi veriler de doğru açıklanmıyor. Özellikle TÜİK’in enflasyon verilerinde, gelir kaybı yaşayarak bizzat bunun şahidi durumundayız. Bu nedenle size önce TÜİK sonra ENAG verileriyle oluşturulan Gerçek Değer Grafikleri’ni göstereceğim.

Günümüzde Doların Türk Lirası karşısında Piyasadaki Parite Değeri, yani PPD’si 36.27 TL civarında seyrediyor. Gerçek Parite Değeri, yani GPD’si ise TÜİK enflasyon verileriyle bakıldığında yalnızca 22.86 Türk Lirası çıkıyor. Yani TÜİK’e göre doların piyasa değeri, gerçek değerinden %59 daha pahalı durumda.

Grafikte gördüğünüz 46.85’lik maksimum değer ise Türk Lirası’nda Temmuz 2022’deki gibi bir değer kaybı yaşanması durumunda doların fırlayabileceği en yüksek değeri ifade ediyor.

İkinci grafiğimiz ENAG enflasyon verileriyle oluşturuldu. İlk grafikte mavi ile gösterilen piyasa değeri, kırmızı renkli gerçek değerin %59 üzerinde bulunuyordu. Burada ise Piyasa Değeri’nin Gerçek Değer karşısında rekor gerileme içerisinde olduğunu görüyoruz. Aralarında tam olarak %111’lik fark var.

Yani ENAG verilerine göre Doların Gerçek Değeri 76.54 Türk Lirası. Bu değer Türk ekonomisinin iyi durumda olduğu Temmuz 2008 tarihindeki -%70’lik orana karşılık gelen değerden bile çok daha büyük bir farka işaret ediyor. Yani ENAG verileri açısından Türk Lirası, tarihinde hiç olmadığı kadar değeri arşa tırmanmış yani aşırı pahalı, dolayısıyla dolar da aşırı ucuz bir seviyede bulunuyor. Üretici, ihracatçı, sanayici şikayet etmesin de ne yapsın?

Eğer TÜİK’in verilerini az, ENAG’ın verilerini yüksek buluyorsanız, İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Planlama Ajansı’nın, yani ITO ve IPA’nın enflasyon verileriyle oluşturulan grafiklere bakmak istersiniz belki. Daha sonra da bunların ortalamalarının alındığı bir tablo vereceğim sizlere.

ITO verileri TÜİK verileriyle paralellik gösteriyor. Bu kapsamda, tıpkı TÜİK grafiğinde olduğu gibi, burada da mavi renkli piyasa değeri, kırmızı renkli gerçek değerin %21 üzerinde bulunuyor. ITO’ya göre Doların Gerçek Değeri 29.91. Kasım 2021’deki gibi bir tırmanma yaşanması durumunda görülebilecek Maksimum Dolar Değeri ise 61.47.

İstanbul Planlama Ajansı, yani IPA’nın verileri ise güncel piyasa değerine oldukça yakın bir seviyede bulunuyor. Buna göre Doların Piyasa Değeri, Gerçek Değerin yalnızca %5 aşağısında ve Doların Gerçek Değeri 38.23’ü gösteriyor. Doların Maksimum Değeri olarak ise karşımıza 72.53 Türk Lirası’lık bir değer çıkıyor.

“Türkiye’de hiçbir enflasyon verisi güvenilir değil! En iyisi ortalamalarını alalım,” derseniz, işte bunun tablosu da aşağıda yer alıyor.

Ortalamalar cinsinden Doların Gerçek Değeri 41.88 Türk Lirası ve ani bir yükseliş yaşanması durumunda doların yükselebileceği maksimum değer de 80.24 Türk Lirası. Dolayısıyla bu iki değer arasındaki bir seviyeyi doların hedefi olarak düşünebilirsiniz.


UYARI

UYARI