Pandemi başlangıcından Eylül 2023 tarihine kadar, neredeyse tüm yatırım araçları değer kazanırken, altın fiyatı ise 1700-2000 dolar arasına sıkışmış bir şekilde kalmış.
Bu tarihten itibaren ise yükselişi başlıyor ve günümüze kadar dolar cinsinden %38.26’lık bir getiri sağlamış durumda. Eylül 2024 tarihinde altının ons fiyatı 2805.40 dolar ile zirvesini bulmuştu. Günümüzde bu değerin %5.91 altında bulunuluyor. Gelecekte ne olacağını ilerleyen grafiklerimizden anlayacağız.
İkinci
grafiğimiz yine 2020 başından itibaren ancak logaritmik ölçek kullanılarak Türk
Lirası cinsinden oluşturuldu. Burada gram altın fiyatı ile BIST-100 Endeksi karşılaştırılıyor.
2020 ve 2022 başı arası dönemde gram altın %151.62 yükselirken BIST-100
Endeksinin yükselişi ise %68.14’de kalmış.
2022
Başından Eylül 2023 tarihine kadar olan dönemde ise BIST-100 Endeksi iyi performans
yakalıyor ve %316.08 oranında yükseliyor. Altının yükselişi ise %111.71’de
kalıyor. Eylül 2023’den günümüze kadar olan dönemde ise siyah renkli gram
altının getirisi %84.28 ile bir kez daha mavi renkli BIST-100 Endeksinin
sağladığı %20.88’lik getiriyi aşıyor.
Dolar
fiyatının baskılandığını biliyoruz. Eğer yakın gelecekte bir devalüasyon
gerçekleşirse siyah renkli altın getirisi yükselirken mavi renkli BIST-100
Endeksi ise yerinde sayacak, dolayısıyla aralarındaki makas büyüyecektir.
Yatırımlarınızı
bir sepet mantığı içerisinde dağıtmanın önemi burada bir kez daha ortaya
çıkıyor. Borsa yatırımcısı altın da almalı ki, toplam birikimlerini dolar ve
enflasyon risklerine karşı koruyabilsin.
Şimdiki grafiğimizde bunun önemini daha iyi anlıyoruz. Mayıs 2023 tarihinde BIST-100 Endeksi dolar cinsinden zirvesini bulmuştu. O tarihte Türk Lirası olarak karşılığı 933.98’di. Altının gram fiyatı ise 83 lira 60 kuruştu. Günümüzde ise BIST-100 Endeksi 10,000’i aşarak %978.74’lük bir yükseliş gerçekleştirmesine karşın, getirisi enflasyonun altında kaldı. Altının fiyatı ise %3,490’lık bir yükseliş ile 3000 Türk Lirasını aştı. Yani altın, yatırımcılarını sırf Türkiye’deki enflasyona karşı değil ABD enflasyonuna karşı da korumuş oldu. BIST-100 Endeksi ile aralarında oluşan büyük açıklığı görüyorsunuz.
Bu dönemde
dünya borsaları ise önemli getiriler sağladılar. Yani Türk Borsası gibi yatırımcılarını
üzmediler. Şimdiki grafikte Dow Jones Endeksi ile BIST-100 Endeksini
karşılaştırarak bunu görüyoruz. 2003 Mart’ından itibaren oluşturulmuş,
logaritmik ölçek kullanılmış, dolar cinsinden bir grafik bu.
2003
Mart’ı dünya borsalarının tamamının yükselmeye başladığı bir tarih. Mavi renkle
gösterilen Türk borsası yalnızca dört buçuk sene içerisinde 500 dolarlık
seviyeye dayanarak zirvesine tırmanıyor ve getiri anlamında Dow Jones’u çok
aşıyor.
Devamında
Türkiye’yi teğet geçtiği söylenen 2008 Krizi’nin etkilerini görüyorsunuz. Bu tarihten
sonra ABD, krize karşı çare olarak dolar basımını artırıyor. Tüm piyasalara
dolar pompalıyorlar. Biz de nasipleniyoruz ve BIST-100 Endeksi yeniden 500
doları buluyor.
Ancak sonrasında izliyorsunuz, özellikle 2013 yılından itibaren Türkiye ekonomisi bozuluyor ve bu durumun bir yansıması olarak Türk Borsası da geriliyor. Dow Jones ise mükemmel bir tırmanış içerisinde. Ve kazançları dolar cinsinden unutmayın. Yaklaşık 8,000’den 48,000’e, altı katlık bir yükseliş. Gerçekten mükemmel.
Peki Dow Jones Endeksi bu getiriyi sağlarken altın ne yaptı? Şimdi bu grafiğe bakalım. Karşınızda 1972 başından itibaren oluşturulmuş ve logaritmik ölçek kullanılmış Dow Jones ve Ons Altın grafiği. Bu grafik her ikisinin geleceğini de öngörmek açısından önemli.
Siyah ons
altını, mavi Dow Jones Endeksini gösteriyor. Yeşil renkli dairelere dikkat
edin.
Birinci
daire Eylül 1980’de gerçekleşmiş. Altın Dow Endeksi’ne göre 6.80 kat daha iyi
getiri sağlamış bu dönemde.
İkinci daire
Aralık 1994. Altın geriliyor, Dow Jones Endeksi yükseliyor ve her ikisinin getirisi
birbirine eşitleniyor.
Üçüncü
daire Ocak 2000. Altın gerilemesini, Dow Jones yükseliş ivmelerini
hızlandırıyorlar ve Dow Jones Endeksi’nin getirisi altının getirisinin 4.15 kat
üzerine çıkıyor.
Altın
yatırımcısının buradan çıkarması gereken bir ders var. Yükseliş hiçbir zaman
sürekli olmaz. Belirli zamanlarda iyi getiri sağlanıldığında satış yaparak
diğer yatırım araçlarına geçmek önemli. Nitekim görüyoruz, 1980-2000 arası
yirmi yıllık dönemde altın yatırımcısına zarar ettirmiş. Hem süre uzun hem de
zarar miktarı hayli yüksek. Sepet oluşturmanın önemini burada bir kez daha
görüyoruz. Oluşturduğunuz sepetin ağırlıklarını değiştirebilirsiniz ancak asla
tek bir yatırım aracına bağlanmayın.
Aralık
2008 tarihindeki dördüncü yeşil dairemizde altın ve Dow Jones Endeksi
getirileri bir kez daha birbirlerine eşitleniyorlar. Sonrasında ise Dow Jones
Endeksi’nin getirisi altını aşıyor. Günümüzde aralarındaki fark 1.62 kat
seviyesinde. Yeni Dow Jones Endeksi altına göre 1.62 kat daha iyi getiri
sağlamış durumda.
Altın
fiyatıyla ilgili ilk tahminimi burada yapıyorum. Yakın gelecekte siyah renkli
altının getirisinin mavi renkli Dow Jones Endeksi getirisinin en az 1.5 kat
üzerine çıkacağı düşüncesindeyim. Bu kapsamda Dow Jones 36binli seviyelere
gerilerken altının fiyatı 5,500 doları bulabilir.
İkinci
tahminim şu andaki grafiğimizde görülüyor. Bu grafik çok özel bir grafik.
Burada altının getirisi, Dow Endeksi getirisine orantılanmış durumda. Bir
önceki grafiğimize göre çok daha güzel bir resim sunuyor bize. Altın açısından
Eylül 1980’deki zirve 1 ile ve Ocak 2000’deki dip nokta 3 ile işaretlenmiş
durumda.
İlk tahminimi bir önceki grafikte 5.500 dolar ile yapmıştım. İkinci tahminim ise, biraz daha uzak gelecek için, altının getirisinin Dow Jones Endeksi getirisini iki kat aşabileceği şeklinde. Eğer bu gerçekleşirse, Dow Jones Endeksi 45.000 dolar seviyelerinde bulunurken altının ons fiyatı 9,000 doları bulabilecektir.
Bunu nasıl olup da iddia ediyorum? Bunu da sonraki grafiklerimiz üzerinden göreceğiz.
2006’dan günümüze oluşturulan geniş ölçekli yeni grafiğimizde bu durum çok daha net görülebiliyor. Hem dip noktalar artık çok daha yukarıda hem de zirve artık çok daha yakından sıkıştırılıyor. Bir önceki dip nokta 1396, son dip nokta ise 1718’miş. 2700 dolar aşıldığında en kısa sürede 3.300 dolar seviyesine yükseliş yaşanacaktır.








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız için teşekkür ederim.