Türkiye'nin ikizi olduğu sıklıkla dile getirilen Arjantin’in para birimi Ağustos
2022-Ağustos 2023 arası dönemde %267 oranında değer kaybetmiş, Aralık
2023 tarihinde de %124’lük keskin bir devalüasyon gerçekleştirilmişti. Devalüasyonun yapıldığı tarih aşağıdaki grafikte 1
no’lu dikdörtgen bölüm içerisine görülüyor. Arjantin pesosu o günden bu yana değer kaybetmeye devam etmektedir ancak artık daha makul kayıplar söz konusudur. Bu grafikte 2
no’lu küçük kutudaki gelişmeye dikkat ediniz. Kırmızı renkli Gerçek Değer Eğrisi başını eğerek yataya doğru alçalmaya başlamış durumda. Yani belki de
önümüzdeki aylarda, Arjantin ekonomisinin nihayet toparlanmaya başladığını
görmemiz mümkün olabilir.
Günümüzde Arjantin enflasyonu %200’lerden %53’e gerilemiş durumda. Büyüme rakamları ise (–%1) değerini gösteriyor. Bir yıl üç ay önceki devalüasyonun, Arjantin enflasyonunu hızlandırma değil yavaşlatma yönünde etki yaptığını izliyoruz. Eğer gerekli önlemler alınırsa Türkiye’de de benzeri bir gerçekleşme yaşanabilir.
Arjantin ekonomisinin seyrini, büyüme
rakamlarına da dikkat ederek sonraki aylarda takip etmeyi sürdüreceğiz.
Aşağıda Türkiye'nin resmi TÜİK kurumu tarafından açıklanan veriler doğrultusunda hazırlanmış Gerçek Dolar Değeri Grafiği bulunmaktadır.. Kırmızı renkli Gerçek Değer Eğrisinin hala nasıl bodoslama yükselmeye devam ettiğini görüyorsunuz.
Bir aşağıdaki ENAG grafiğindeki durum
ise daha fena. Yani son dönemde uygulanan ekonomik politika, ite kaka enflasyonu belki biraz
düşürmüş olabilir ancak Türkiye'de insanların alım gücü kayıplarının zirve yaptığı bu politikalar nedeniyle çekilen tüm sıkıntılara karşın, hala gerçek bir
başarıya ulaşıldığı söylenemez… Ve çok da uzak olmayan bir sürenin sonunda, bu
grafikte bir sıkıntı sıçramasının görülme olasılığı çok yüksek gibi duruyor.
Devalüasyon sonrasında, (yani “the day after devaluation”) her mal, hizmet ve yatırım aracı aynı tepkiyi vermeyecektir. Kimilerinde şiddetli kimilerinde hafif bir etki görülecektir. Bu iddianın temel dayanağı, enflasyon karşısında her mal, hizmet ve yatırım aracının aynı tepkiyi vermemesi gerçeğine dayanmaktadır.
İmalat
sanayi, otomotiv, elektronik, telekomünikasyon gibi ithalat yoğun sektörlerin
ürün fiyatları devalüasyondan büyük oranda etkilenecek, doğalgaz ve petrol gibi
ürünler ise neredeyse devalüasyon oranını bire bir yansıtacak şekilde
pahalılaşacaktır.
Diğer
yandan girdisi ağırlıklı olarak yerli üretime dayanan ürünlerde ve hizmet
sektöründe ise devalüasyonun etkisi daha sınırlı kalacaktır. Örneğin turizmde
fiyatlar, döviz cinsinden gerileyecektir. Çünkü bu segmentte enflasyonun
etkisi, döviz fiyatlarının yükselmesine göre çok daha belirleyici olmaktadır.
Devalüasyon
elbette Türkiye’de ilk anda enflasyonu artıracak bir unsurdur. Ancak bu etkinin
ne oranda ağır ya da hafif yaşanacağının göstereni, alınacak parasal ve mali
politikalarla yakından ilişkilidir. Eğer yozlaşma yönünde değil uyarılma
yönünde bir devalüasyon gerçekleştirilirse, devalüasyon tarihinden sonraki
birkaç ay içerisinde enflasyonun kontrol altına alınması mümkün olabilir.
Dolayısıyla
devalüasyona hazırlık aşamasındaki ve devalüasyon sonrasındaki politikaların
dürüst, işinin ehli, yurtsever, namuslu, dirayetli, halktan, bilimden ve
akıldan yana insanlar tarafından idare edilmesi son derece önemlidir. Eğer eski
tas eski hamam devam edilirse, ne yapılsa işe yaramayacaktır.
Dolayısıyla devalüasyon en uygun zamanı kestirilip planlanarak ve bu tarihten sonraki döneme hazırlanarak gerçekleştirilmelidir; yani devalüasyonun uyarılma yönünde etki göstereceğinden emin olunmalıdır.
Peki, bir devalüasyona hangi tür yatırım aracı nasıl tepki verir; buna da bakılması gerekiyor.
Kiralar
enflasyon paralelinde arttırıldığı için devalüasyondan birebir
etkilenmez. Yine konut ve arsa fiyatları da –aşağıdaki tablodan da görülebileceği üzere- konut fiyat
endeksinin enflasyon oranında ve hatta
enflasyondan çok daha yüksek artması nedeniyle devalüasyon oranında artış göstermezler.
Devalüasyonun olumlu ya da olumsuz gerçek sonuçlarını alabilmek için üç-beş ay sonrasını, hatta bir senelik süreci
değerlendirmek gerekir. Konut fiyatları bu zaman içerisinde dengelenecek ve
gerçek değerlerini bulacaktır.
Değerli metaller, Bitcoin gibi akçalar ve dövize endeksli fonlar, elbette Türk Lirası cinsinden, devalüasyon oranında değer kazanırlar.
Faizlerin
ilk anda yükselmesi doğaldır ancak devalüasyonun uyarılma yönünde başarılı sonuçlar
göstermesi durumunda, faizler üç ay içerisinde, devalüasyon öncesindeki duruma
göre bile çok daha fazla gerileyecektir.
Yatırım aracı olarak devalüasyondan en büyük hasarı, hisse senetleri ve Türk Lirası cinsinden fonlar alacaktır çünkü bu alanlarda nominal gerilemeler yaşanmasa bile, reel anlamda kayıplar söz konusu olacaktır. Fakat ekonomi düzeldikçe, yani devalüasyonun uyarıcı etkisi olumlu sonuç gösterdikçe, borsalar kısa sürede toparlanacak ve bırakın devalüasyon öncesi dönemi, birkaç sene içerisinde daha önceki zirvelerini bile zorlayacak seviyelere yükselecektir.
Dolayısıyla
devalüasyon sonrası dönemde, zamanını kollayarak hisse senedi yatırımı yapmak en iyi seçenek olacaktır.





