Yurtdışındaki tefecilere, son bir senedir en düşük %30 net dolar faizi veriliyor, farkında mısınız? Ve bu faizin yükü sizin TÜİK enflasyonu oranında bile artırılmayan maaşlarınızdan, gerileyen alım gücünüzden, eriyen birikimlerinizden karşılanıyor, farkında mısınız?
Şimdi 4
numaralı elipsimizin yine son bölümünde, kırmızı ve mor eğriler arasındaki
farka dikkat ediniz. Aradaki bu fark, parasını faize yatıran Türk
yatırımcısının karşılaştığı zararın yaklaşık göstergesi niteliğinde... Niçin yaklaşık
diyorum? Çünkü mor renk ENAG enflasyonunu ifade ediyor.
Evet,
yurtdışından dövizini getirip bozduranlar faiz kazancı sağlarken, Türk Lirası
birikimini aynı faize yatıranlar zarar ediyorlar. Çünkü yurtdışındaki yatırımcı
Türkiye’deki enflasyondan etkilenmiyor, karını alıp parasını yeniden dövize
çevirdiğinde kendi memleketindeki alım gücü yükselmiş oluyor.
Türk
yatırımcı ise enflasyondan birebir etkileniyor ve aldığı yüksek faize karşın
dönem sonunda alım gücü artmış değil gerilemiş oluyor. Çünkü biliyoruz ki TÜİK
enflasyonu düşük açıklıyor ve gerçek enflasyon aslında, verilen banka
faizlerinin çok üstünde bulunuyor.
İşte bu
nedenlerle fakirleşiyoruz. Herkes alım gücü gerilemesinden söz ediyor. Gerçek fakirleşme
ise tasarruflarımızın ve birikimlerimizin erimesiyle karşımıza çıkıyor. Artık
toplumun çok çok büyük bir kesimi için bırakın ev ya da araba sahibi olmayı,
bir tatile çıkmak bile mümkünsüz bir hayal durumunda.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız için teşekkür ederim.