küresel ticaret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
küresel ticaret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2025 Pazar

Devalüasyonun Gereği, Yöntemi ve Sonuçları

Kabul etsek de etmesek de dünya artık küresel bir köy halini aldı. Bir ülkenin yalnızca kendi üretimiyle ayakta kalabilmesi mümkün değil. Ya Kuzey Kore gibi olacaksınız (Ki bu ülke, Çin ve Rusya’dan aldığı desteğe rağmen bu durumda) ya da dış ticarete dönük faaliyetlerde bulunacaksınız. Yani dışarıdan mal alıyorsanız, mal da satmak durumundasınız. (Trump da bu özgüvenle –ya da bu ukalalıkla diyelim- Ukrayna’ya “Sana silah veriyorum, sen de bana madenlerini ver,” diyor biliyorsunuz. Bu işler öteden beri kamuoyundan gizli saklı zaten yapılan işlerdi. Trump’ın farkı, kartlarını açık oynayıp, bu işi alenen yapması.)

Dış ticaret, küresel köy dediğimiz dünya düzeninde uygarlaşmanın, zenginleşmenin, saygın bir ulus olmanın, hatta ayakta kalmanın en önemli bileşeni durumunda. Peki bu dış ticareti nasıl yapacaksınız? Takas yöntemiyle yapamayacağınıza göre, ticari partnerinizin kabul edeceği ortak ve güçlü bir değişim aracı kullanacaksınız. Bu değişim aracı, altın, petrol, gümüş, pırlanta, dolar, euro, yen, yuan, Bitcoin ya da Türk Lirası olabilir. Yeter ki, sağlam, rezerv değeri bulunan ve kabul edilebilir bir değişim aracı olsun.

Eğer sizin ulusal para biriminiz rezerv değerine sahip değil ve değişim aracı olarak onay görmüyorsa; ticareti kolaylaştıran bu akışkanın adının altın, petrol, dolar ya da euro olmasının sizin açınızdan büyük bir farkı bulunmaz. Her durumda, küresel ticaret dişlilerinin dönmesini sağlayan akışkan olarak düşünebileceğimiz para birimini ya da birimlerini kazanmak zorunda olursunuz. Yani ihracatınızı ithalatınıza denk tutmak ya da daha geniş kapsamıyla cari dengenizin fazla vermesini sağlamak durumundasınız.

Bunu nasıl yapacaksınız? Ülke olarak bazı sektörlerde öncü ve lider konuma gelerek, diğer sektörlerde de rekabet avantajı sağlayarak.

Türkiye’nin öncü ve lider olduğu sektörler var mı? Birkaç tane vardır herhalde. Fındık konusu geliyor aklıma. Dünyanın en büyük ihracatçısı durumundayız fakat fiyatını, bildiğim kadarıyla, dışarıdan belirliyorlar.

Peki, rekabet avantajına sahip miyiz? Değişen taleplere göre üretiminizi hızla dönüştürmek, güçlü özkaynaklara sahip olmak, üretim maliyetlerini düşürmek gibi pek çok ayağı var bu işin.

Toparlarsak, güçlü bir dış ticaret ülkesi olabilmek için planlı, programlı, emek ve sabır isteyen, uzun vadeli ulusal bir kalkınma stratejisi oluşturulmalıdır. İktidara kim gelirse gelsin, adımların ortaklaşa belirlenip, değiştirilmeden kararlılıkla uygulanması gerekir.

Bu işi en iyi Çin yapıyor. Kalkınma stratejileri kapsamında gerekli altyapı yatırımlarını tamamlıyor, siyasi ve ekonomik ilişkiler geliştiriyor, uygun mali ve parasal önlemler alıyor ve tüm bunların yanı sıra, bir yandan da, rekabet avantajını pekiştirebilmek için ulusal parasının değerini düşürüyor.

Bizim bir kalkınma stratejimiz var mı? Emin değilim, doğrusu. Fakat böyle bir stratejimiz varsa bile kararlılıkla ve değiştirilmeden uygulanmadığına eminim. Hangi konuda tutarlıyız ki, böylesi uzun soluklu bir süreci gereğince idame ettirebilelim.

UYARI

UYARI