Ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2025 Pazartesi

Konut Piyasası - Şubat 2025


      Eurostat’ın 2006 yılından beridir takibini yaptığı Türkiye’de ev sahipliği oranını gösteren aşağıdaki grafiğe dikkat ediniz. 2014 yılında %61.1 ile zirve yapmış bu oran. O tarihten bugüne aralıksız olarak geriliyor. Son durum, Türkiye’de her 100 kişiden 56.2’si ev sahibi durumunda.

Dolayısıyla kiracıların oranı artıyor. 2022 sonu itibarıyla lojman, düşük kira ve ücretsiz oturanlar hariç tutulduğunda, Türkiye’de kiracı oranı 2022 sonu itibarıyla %27.2’ye ulaşmış durumda.

Bu haliyle Türkiye, ev sahipliği oranı olarak dünyada son sıralarda bulunuyor. Eskinin Doğu Bloğu ülkeleri, yani geçmişin sosyalistleri bu alanda başı çekiyorlar.

Türk insanı için kiradan kurtulmak ve ev sahibi olmak önemli bir konu. Ancak son on yıldır bu anlamda başarısız olduğumuz anlaşılıyor.

Almanya için ise durum daha kötü. “Kira ödemek sorun değil ve Almanya’da ev sahibi olup olmamak bir tercih meselesi mi, yoksa daha derin bir problem mi var?” Bunu bilmiyorum. Fakat Almanya’nın grafiğinin hiç iç açıcı olmadığı kesin. Almanya’da ev sahipliği oranı 2011’deki %53.4’den 2024 yılında %47.3’e gerilemiş durumda.

Türkiye’deki ev sahipliği oranı da düşük ancak bu alanda Almanya’dan daha iyiyiz. Ne dersiniz? Yoksa Almanya Türkiye’yi bu nedenle mi kıskanıyor?

Konut ne zaman alınır, ne zaman satılır? Tıpkı diğer metalar gibi değerlendirip alış/satış zamanı kollanabilir mi? Şimdi bu konuda kararımızı kolaylaştırabilecek bir tablo ve grafik göstereceğim.

İlk tablomuzda ülkelere göre fiyat-kira oranını görüyoruz. Burada konut ve kira endeksleri karşılaştırılıyor.

Türkiye gördüğünüz gibi ikinci sırada. Yani konut endeksi, kira endeksine göre, Macaristan haricindeki diğer dünya ülkelerine göre daha yüksek.

2023 yılı başında ise çok daha yüksekti.

Türkiye’nin fiyat kira oranının değerlendirildiği bu grafik çok önemli! Türk ekonomisinin “faiz sebep enflasyon sonuç” politikası uygulanarak nasıl rayından çıkarıldığının, şaftının kaydığının reel, fiziki bir göstergesi durumunda.

2020 yılı başında 100 olan fiyat kira oranı 2023 yılı başında 318’e yükselmiş. 2024 üçüncü çeyreği itibarıyla ise 183 seviyesinde bulunuyoruz.

Son dönemdeki gerilemenin bir nedeni kira artış oranındaki %25 sınırının kaldırılması, bir diğer nedeni ise konut fiyatlarının zirve değerlerinden gerilemeye başlamış olması.

Merkez Bankası’nın Aralık 2024 tarihli Konut Fiyat Endeksi’nde bu durumu görmek mümkün. Hepsinde bir artış var ancak enflasyon çok daha yüksek olduğu için buradaki nispeten düşük artış oranları, reel kapsamda konut fiyatlarının düşmesi anlamına geliyor.

Harita üzerindeki siyah renkli bölgeler 2024 yılı içerisinde konut fiyatlarının en az arttığı kentleri, kırmızı renkli bölgeler ise en çok arttığı kentleri gösteriyor.

2024 yılı içerisinde İzmir ve İstanbul, bunun yanı sıra Aydın, Muğla, Antalya gibi kentlerde konut fiyat artış oranları düşük seyretti. Ankara’da biraz daha yüksekti. Türkiye ortalamasına baktığımızda ise yıllık değişimin %29.4 olduğunu görüyoruz.  TÜİK enflasyonunun bile yarısına yakın bir değer bu.

Türkiye Konut Endeksi reel olarak gerilese de nominal olarak artıyor elbette. 2019 yılının Aralık ayındaki 12.29 değerinden Aralık 2024 itibarıyla, yani yalnızca beş yıl içerisinde, 12.90 katlık bir artışla 158.5 değerine ulaşılmış durumda.

Oysa bu tarihte asgari ücret 9.51 kat, en düşük emekli maaşı ise 9.65 kat arttı. 2020-2025 yılbaşları arasında dolar fiyatı 5.94 kat, TÜİK’e göre enflasyon ise 6.10 kat artış gösterdi.

Artık ev almanın, toplumun büyük bir kesimi için, bir hayal olduğu görülüyor.

ENAG enflasyonu ise aynı dönem için 24.74 kat çıkıyor. İstanbul Planlama Ajansı, yani IPA ise bu dönemin enflasyon toplamını 11.59 kat olarak belirlemiş durumda.

TÜİK enflasyonu düşük açıklarken ENAG da yüksek açıklıyor gibi sanki. Bilmiyorum IPA’ya güvenmek belki de en doğrusu olabilir.

Şu son dönemde yapılan kimi bilinçli kimi bilinçsiz yanlışların içerisinde en kötüsü belki de, kavramların, kurumların ve sistemlerin iğdiş edilmesi.


UYARI

UYARI