Aşağıdaki tablonun
ilk bölümünde yer üstü altın miktarları, alt bölümünde yer altı altın stokları bulunuyor.
Tablonun yanındaki küp de bu durumu izah ediyor.
2010’dan
2024’e altına yönelik talep her alanda artıyor ancak oransal dağılımlarına baktığımızda
mücevherat sektöründeki pay %50’den %45’e gerilerken, yatırım sektöründeki
payın %18.5’dan %22.5’a yükseldiğini görüyoruz.
Alt bölüme
dikkat edin. Rezervler ve "resource" olarak geçen "altın kaynağı" ayrı ayrı belirtilmiş
durumda.
Rezerv,
tespiti yapılan cevhere dönük madenlerin işletildiğini ya da fizibilitesinin
tamamlanarak işletilmeye hazır olduğunu gösteriyor. Bu açıdan altın rezervleri
55,000 ton civarında.
"Resource" yani "maden kaynağı" ise rezerv tutarının yanı sıra henüz fizibilitesi tamamlanmamış
ya da günümüz şartlarında çıkarılması çok zor olan ya da çıkarılmasının yüksek
maliyetlere neden olacağı maden sahalarındaki tahmini altın miktarını
gösteriyor. Bu da 2024 sonu itibarıyla 132,000 ton civarında.
2010’dan
2024’e yeryüzüne çıkarılan onca altına karşın rezervler nasıl 51,000’den
55,000’e yükseldiyse önümüzdeki yıllarda da hem rezerv hem de maden kaynakları,
yeni keşiflerin yapılıp yeni maden sahalarının açılmasıyla yükselmeye devam
edebilir elbette. Ancak günümüzdeki miktarları değerlendirdiğimizde yeryüzünde
çıkarılmayı bekleyen 15 ila 35 yıllık altın kaldığını söyleyebiliriz.
Bu altınlar
da çıkarılacaktır fakat artık daha yüksek maliyetler ile karşılaşılacak ve bu durum
altının yükselişini destekleyen bir diğer neden olacaktır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınız için teşekkür ederim.