Aşağıdaki tablomuza dikkat edin. Yeryüzünde günümüze kadar çıkarılmış toplam altın miktarı 212,582 ton. Bu miktarın %17’si Merkez Bankalarında bulunurken, %45’i mücevheratta, %22’si ise yatırım maksatlı olarak kullanılıyor.
Kanıtlanmış
rezervler yandaki küpün altında gri renkli olarak gösterilmiş durumda. Bunun
miktarı 59.000 ton. Yani çıkarılmış toplam altın miktarının %27’si civarında.
Senelik altın üretimi ise 3.680 ton. Bu üretim oranları korunduğu ve yeni
rezervler bulunmadığı sürece yeryüzünde çıkarılmamış altın miktarı 16 sene
içerisinde sıfırlanacaktır. Bu gerçek, altının orta vadede niçin yükseleceğinin
en önemli göstergesi durumundadır.
İkinci
nedeni ise altının üretim maliyetlerinde yaşanan yükseliş ile görüyoruz. 2016
ilk çeyreğinden beridir altın üretim maliyetleri düzenli bir şekilde artıyor.
Ve günümüzde 1,450 dolar seviyesine ulaşılmış durumda. Altının piyasa fiyatı
günümüzde maliyetinin 1.82 kat üzerinde bulunuyor.
Şimdiki
tablomuzda dünya kabuğunda ender madenlerin ne oranda bulunduklarını görüyoruz.
Türkiye’de bor ve toryum madenlerinin çokluğundan ve ekonomik öneminden söz
edilip durulur. Oysa bu iki madenin toplam mevcudu, diğer ender madenlere göre
oldukça fazladır. Bor ve toryum dünya kabuğunda yaklaşık milyonda 10
seviyelerinde bulunurlar. Oysa altının yeryüzü kabuğunda bulunma oranı yalnızca
milyarda 4’dür. Yani bor altına göre 2500 kat daha fazla mevcudu olan bir
madendir.

