Aşağıdaki grafikte görülen 1 rakamı, 2018 yılının Ağustos ayına isabet ediyor. 23 Temmuz tarihinde 4.7385
olan doların fiyatı, yalnızca üç hafta içerisinde, %52’lik anormal bir
sıçramayla 13 Ağustos itibarıyla en yüksek 7.2251’i görmüştü.
Krizin adı
Rahip Brunson’du. Hakkında FETÖ yöneticiliğinden ömür boyu hapis cezası istenmişti.
ABD ayağa kalktı. Bizimkiler Fetullah Gülen ile takas önerdi. Karşılık bulmadı.
F-35 savaş uçakları konusu ilk olarak bu tarihlerde gündeme geldi.
ABD yetkilileri
ve dönemin başkanı Trump, yaptırım açıklamalarında bulundu. Henüz daha eyleme
geçilmeden bu tehdit bile yetti, Türk piyasaları karıştı.
“Siyasî,
askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa
kazanılacak başarılar yaşayamaz ve sürekli olamaz,” demişti Mustafa Kemal
Atatürk.
Ekonomik
gücü kastederek “Gerçek işgaller kılıçla değil, sabanla yapılır,” demişti.
“İstiklal-i
tam ancak istiklal-i mali ile mümkündür,” diyerek ekonomik bağımsızlığa vurgu
yapmıştı.
Oysa artık
Türkiye’de bunların hiçbiri yoktu. Rahip Brunson konusu soğutuldu, sonra da 12
Ekim 2018 tarihinde bu zatı muhterem serbest bırakıldı. Trump, zafer pozları
vererek Brunson’u Beyaz Saray’da kabul etti.
Doların
fiyatı da 13 Ağustos tarihindeki zirvesinden 5 Kasım itibarıyla 5.30’a kadar
geriledi.
